SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nı tek çatı altında birleştiren Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı'na yönelik eleştiriler sürüyor. Uzmanlara göre, birleşme yeni sorunlara yol açacak, büyük ve hantal bir kurum ortaya çıkaracak.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Nazım Sözer, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK'nın birleşmesinin yeni sorunlara yol açacağını öne sürerek, ''Çünkü büyük ve hantal bir kurum ortaya çıkacak'' dedi.
Sözer, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nı tek çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı'yla ilgili olarak yaptığı açıklamada, sosyal güvenlik kurumlarının açık verme sorununun yönetim yapısından kaynaklandığını öne sürdü. Söz konusu kurumların özerk olmadığını savunan Sözer, şöyle dedi: ''Bu kurumlar özerk olup kendi kendisini yönetebilseydi bu açıklar ortaya çıkmazdı. Ama şu anda oluşturulan tasarıda önerilen yeni kurumun da özerk olmadığı görülüyor. Birleştirme sorunun çözümü değildir. Aksine yeni sorunlar oluşturacaktır. Çünkü büyük ve hantal bir kurum ortaya çıkacak. Bu büyük ve hantal kurum vatandaşların hizmete ulaşmasında güçlükler oluşturacak.''
Emekli Sandığı Kanunu'nun son derece detaylı ve çok fazla ek maddeden oluştuğunu, uzmanların dahi zaman zaman kanuna nüfuz etmekte zorlandığını ifade eden Sözer, ''Kendi içinde dahi homojen olmayan bir Emekli Sandığı'nı dağıtacaksınız, SSK ve Bağ-Kur ile bir arada düşüneceksiniz. Bu teknik açıdan da zordur. Bunun becerilmesi mümkün değil, mutlaka mağdurlar çıkacak. Memnuniyetsiz bir kitle ortaya çıkacak. Bunların önemli bir kısmı da devlet memuru olacak'' şeklinde konuştu.
Almanya’da 1500’e yakın sandık var
Türkiye'de halen uygulamada olan sosyal güvenlik sisteminin Almanya'dan örnek alındığını kaydeden Ali Nazım Sözer, Almanya'da bin 500'e yakın sandığın bulunduğunu ve bu ülkedekilerin sigorta dalları itibariyle ayrı kurumlara üye olduğunu ifade etti. Sözer, Hollanda ve Fransa'da da sosyal güvenliğe yönelik çok sayıda sandığın bulunduğunu dile getirerek, Sözer, Ahilik geleneğinde lonca denilen sistem içinde her meslek grubunun kendi sandığının bulunduğunu ve çıraklıktan başlayarak kalfa ve ustaların sandığa prim ödediğini dile getirerek, o dönemde hiçbir sandığın batmadığını söyledi.
MİLLİ GAZETE 19.12.2005






