Irak'ın BM ambargolarıyla altyapısı çöken, ABD bombardımanıyla ağır darbe yiyen ve direnişçi saldırılarının hedefi haline gelen petrol sektörü, hepsinin üzerine IMF reçetesi binince, halkı çıldırma noktasına getirdi. Irak hükümetinin IMF'nin dayatmasıyla petrol ürünlerine uygulanan sübvansiyonları kaldırıp fiyatları artırması, işgalin getirdiği mahrumiyetler içinde yüzen halkı çileden çıkardı.
Dünyanın en büyük ikinci petrol zengini ülkesinde halk, önceki gün Amara, Basra ve Tıkrit gibi kentlerde son 10 günde petrol fiyatlarının 50 dinardan 150 dinara çıkmasını protesto etti. Hatta Petrol Bakanı İbrahim Bahr el-Ulum, son bakanlar kurulu toplantısında, istifa tehdidinde bulundu. Gelgelelim hükümet bu yoğun tepkilere rağmen kararından geri dönmüyor.
Irak, işgalden beri, Pentagon'un şaibeli ihaleleri üzerinden dışardan petrol ithal eden, Halliburton gibi aracı şirketlerle, Kuveyt gibi komşu ihracatçıları zengin eden bir ülke haline geldi.
El-Ulum, Irak'ın her yıl 6 milyar dolarlık petrol ithal ettiğini, bu yüzden IMF'nin sübvansiyonların kaldırılmasını istediğini söyledi. Ancak ithal petrolün üçte birinden fazlası, yasadışı yollarla tekrar yurtdışına satılıyor. ABD için hazırlanan bir rapor da Irak'tan her gün rafine 2 milyon litre petrol ürünü çalındığını gösterdi.
Sübvansiyona bağlı olarak içerdeki fiyatların dış piyasadan düşük olduğunu hatırlatan hükümet yetkilileri, kaçakçılığın önüne ancak fiyatları yükselterek geçebileceklerine inanıyor. Hükümete göre sübvansiyonun kalkmasıyla yıllık 500 milyon dolar tasarruf yapılacak. Ancak halkın öfkeli. Taksici Salah Muhammed'in, "Parmağımızdaki mürekkep kurumadan devlet zam yaptı" tepkisini paylaşan çok.
RADİKAL - 21 ARALIK 2005 ÇARŞAMBA






