İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Ya Arap soykırımlarına ne oldu?

Dünya
|

'112 milyon kızılderili soykırımına ne demeli? Sonra niçin hiç kimse Naom Chomsky?nin 3-4 milyon olarak tahmin ettiği Vietnam savaşının kurbanlarından konuşmuyor?

Filistin'deki 500 Arap köyünün ve kentinin Siyonistler tarafından yerle bir edilmesinin üzerinden yıllar geçmesi, sessizliğimizi haklı çıkarır mı? Peki niçin herkes, birileri hâlâ devam eden savaşta 100 bin Iraklının öldürülmesi konusunu gündeme getirdiği zaman dillerini yutuyorlar? Ya 1991'den bu yana yarım milyon Iraklı çocuğun öldürülmesine ne demeli?  
 
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, ilk kez kendisinin ortaya atmadığı sözlerle Yahudi soykırımı hakkında konuştuğu için dünya ayağa kalktı. Oysa geçmiş dönemlerde Siyonizm'in kışkırtmalarına ve evrensel birlikteliğine olumlu karşılık vermeyen Batılı cesur tarihçiler, aydın ve üniversite öğretim görevlileri tarafından Nejad'ın açıklamaları teyit edilmişti. Fakat ekseriyeti Yahudilerin kontrolünde olan Batılı medya organları revaçtaki Holokost ticaretinin yok olmasından korkarak aynı kaseti tekrar çevirme fırsatını kaçırmadılar. İsrail'in de bu görevi yapması gayet doğal. Çünkü bu ticaret İsrail'e büyük kâr sağlıyor. Başta Almanya, Avusturya ve İsviçre olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden 60 milyar dolardan fazla para aldı İsrail şu ana kadar. Siyonizm'in bu ticareti sadece Nazi fırınlarında ölenlerle sınırlandırılmadı ve hayatta kalanlara kadar uzandı. Maddi kârların üstünde paha biçilemez manevi kazançlar oldu. Çünkü uydurulmuş hikayeye sürekli vurgu yapmak Batı'yı, kendisini ahlâki açıdan İsrail'e sürekli koruyucu şemsiye sağlamakla yükümlü tutan kalıcı günah sendromuna sürüklemekte. Bunun yanı sıra soykırım müzesi, devlet terörüne ne kadar bulaşsa da İbrani devletine dokunulmazlık veriyor. Fakat anlaşılması güç nokta, Arap pazarında siyasilerin, gazeteci, yazar ve üniversite hocalarının Nejad'a cevap vermekte adeta yarış içine girmesi. Oysa bu adam yani Nejad, Allah'ın varlığını inkâr edene hoşgörülü davranan bir çağda sadece düşüncelerini dile getirdi. Holokost'u inkâr edene ise ne hoşgörü var ne de af. Şayet ortada dünyanın ve Arapların içinde bulunduğu iğrenç bir çifte standartlık yoksa niçin herkes İkinci Dünya Savaşı'nın soykırımdan geçirdiği 50 milyon insan karşısında sessiz kalıyor? Ve niçin 200 yıllık köle rejimi boyunca 40 milyondan fazla Afrikalının soykırıma uğramasına dair diller yutulmuş? Avrupa'dan Kuzey Amerika'ya taşınan bulaşıcı hastalıklar aracılığıyla ve savaşlar yoluyla bedeni tasfiyeye uğrayan 112 milyon kızılderili soykırımına ne demeli? Sonra niçin hiç kimse Naom Chomsky'nin 3-4 milyon olarak tahmin ettiği Vietnam savaşının kurbanlarından konuşmuyor? Neden o kadar uzağa gidiyoruz ki? Niçin Arap pazarının sahipleri, hâlâ hayatta olan İsrail generalleri eliyle soğukkanlı şekilde tasfiye edilen Arap-İsrail savaşının kurbanlarıyla meşgul olmuyor? Acaba Filistin'deki 500 Arap köyünün ve kentinin yerle bir edilmesinin üzerinden yıllar geçmesi, sessizliğimizi haklı çıkarır mı? Bu gelişmeler Holokost'tan yıllar sonra gerçekleşmedi mi? Peki niçin herkes, birileri hâlâ devam eden savaşta 100 bin Iraklının öldürülmesi konusunu gündeme getirdiği zaman dillerini yutuyorlar? Ya 1991'den bu yana yarım milyon Iraklı çocuğun öldürülmesine ne demeli? Bu durum Amerikan eski Dışişleri Bakanı Madeline Albright'a sorulduğu vakit şöyle demişti: ?Bizler ambargonun haklı olduğunu düşünüyoruz.? İnsan kimi zaman Arap yazarların kaleminden akan yabancı mürekkepler görüyor ve gerçeği araştıranlar, öz yurtlarında ve gazetelerin sayfalarında garip, yabancı ve dışlanmış oldular. (Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayımlanan El Beyan gazetesi, 26 Aralık 2005) Arapça'dan çeviri: Halil Çelik
VAKİT - 2 OCAK 2006 PAZARTESİ
AKRA