İşgalciler, kamu kuruluşlarının ve mallarının organizeli şekilde yağmalanmasını teşvik etti, kolladı. Tehlikeli etnik ve mezhep fitnesine hazırlık olarak siyasi hayatta mezhepçi ve etnik paylaşım ilkesini derinleştirdi. Tek çözüm, işgal yönetiminin ortadan kalkmasıdır.
Modern çağda Irak, birçok dönemden geçti ve uğradığı acılara rağmen hepsinden daha dinç şekilde çıktı… işgal yönetiminin başından beri tasarrufları şüphe uyandırıyordu. Çoğu kez kamu kuruluşlarının ve mallarının organizeli şekilde yağmalanmasını teşvik etti, kolladı. Irak ordusunu feshetti ve ulusal programdan uzak kendi özel siyasi programlarına sahip partizan milislerden oluşmuş bir güçle değiştirdi. Tehlikeli etnik ve mezhep fitnesine hazırlık olarak siyasi hayatta mezhepçi ve etnik paylaşım ilkesini derinleştirdi. Durumdan istifade etmek isteyen bazı siyasi güçler bunu iyi kullandı. Bütün yaşananların hukukî ve ahlakî sorumluluğunu taşıyan işgalin gölgesinde Irak’ın bügünkü gerçeği bu. Çünkü işgal, Irak’a meşru olmayan saldırısı ve sonrasında uluslararası hukukun öngördüğü yasal görevini ihlal etmesi sebebiyle yaşananların birinci sorumlusudur. Bu kötü şartların sürmesinin yakın gelecekte Irak, bölge hatta bütün dünyada tehlikeli sonuçları olacaktır. Çözüm aranması şu an şiddetle yöneltilen sorudur ve Irak’a önem veren herkes bu soruya anlaşılır bir yanıt bulmalıdır. Oysa yanıt aslında gayet açıktır. Irak’a ve Iraklılara bütün bu zararları veren işgalin ortadan kalkması şart. Biz siyasi çalışmanın, hastalık sebeplerinin tedavi edilmesi sonrası sağlıklı şartlarda yapılacağını düşünüyoruz. Bu ise ancak temel etken olan işgal yönetiminin ortadan kalkmasıyla olur. Bizim Irak vakıasına bakışımız bu ve önerilerimizin hedefi, vakıadan çıkıp bütün Iraklıların, ülkelerinin bağımsızlığından, bütünlüğünden ve egemenliğinden nimetleneceği daha iyi bir geleceğe yol almak. (IRAK MÜSLÜMAN ALİMLER HEYETİ GENEL SEKRETERİ)
1.1.2006 / DR. SÜLEYMAN EDDARİ / EL ARABİ / ZAMAN






