Hükümet, vergi muafiyetinin kaldırılmasını isteyen IMF'yi ikna etti.
Vergi uygulamaya yönelik girişimler yüzünden 3 Kasım seçimleri öncesi yabancıların yatırımdan vazgeçtiği serbest bölgelere hükümetten müjdeli haber geldi. Hükümet, serbest bölgelerde vergi muafiyetinin kaldırılmasını isteyen IMF'yi ikna etti. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, bu bölgelerde vergi muafiyetinin devam edeceğini söyledi.
IMF 1 saatte ikna edildi
IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler ile 2.5 saatlik bir görüşme yaptıklarını ve bu görüşmenin 1 saatini serbest bölgelere ayırdıklarını belirten Tüzmen, "IMF ile bu bölgeler arasında hiçbir korelasyon yok" dedi. Tüzmen, "Serbest bölgeler, yerli ve yabancı firmaların rahatlıkla yatırım yapabilecekleri bir ortama doğru gidiyor" diye konuştu.
Bavul ticareti için girişim
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Rusya Federasyonu'nun bavul ticaretine miktar ve fiyat sınırlaması getiren kararının ertelenmesi için Rusya makamlarına resmi bir mektup gönderdiklerini de bildirdi. Tüzmen, "Sanırım önümüzdeki günlerde bir cevap verecekler. Rusya'nın kararını 6 ay geciktirmesi halinde biz Laleli için daha iyi bir model yaratabiliriz" dedi.
SERBEST BÖLGELERDE DURUM
- Türkiye'de 21 adet serbest bölge bulunuyor.
- Serbest bölgelerde 540'ı yabancı olmak üzere 3 bin 277 firma faaliyet gösteriyor.
- Serbest bölgelerde istihdam edilen kişi sayısı 26 bin.
Vergi uygulamaya yönelik girişimler yüzünden 3 Kasım seçimleri öncesi yabancıların yatırımdan vazgeçtiği serbest bölgelere hükümetten müjdeli haber geldi. Hükümet serbest bölgelerde vergi muafiyetinin kaldırılmasını isteyen IMF'yi ikna etti. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmaların vergiye tabii tutulmasını isteyen IMF'yi bu konuda ikna ettiklerini belirterek, bu bölgelere vergi muafiyetinin devam edeceğini açıkladı. Tüzmen, "Serbest bölgeler, yerli ve yabancı firmaların rahatlıkla yatırım yapabilecekleri bir ortama doğru gidiyor. Kimsenin vergiden yana bir kuşkusu olmasın" dedi.
Geçtiğimiz hafta IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler ile yaklaşık 2.5 saatlik bir görüşme yaptıklarını belirten Tüzmen, toplantının 1 saatini serbest bölgeler konusuna ayırdıklarını kaydetti. Serbest bölgelerin Türkiye için önemini IMF heyetine anlattıklarını vurgulayan Tüzmen, "Serbest bölgelerin Türkiye'de nasıl kurulduğunu, hangi aşamalardan geçtiğini anlattım. IMF ile bu bölgeler arasında bir korelasyon olmadığını söyledim. Hiçbir manası yok. IMF bazı gelir kalemlerinin elde edilmesinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle serbest bölgeler üzerinden bir takım gelir aktarımlarının farklı şekilde yapıldığına dair ellerine raporlar geldiğini söylediler ancak biz sistemi kendilerine anlattık" diye konuştu.
"Krizde yastık oldular"
Türkiye serbest bölgelerinin vergiden muaf olarak faaliyetlerine devam edeceklerini ifade eden Tüzmen, "Vergiden muaf tuttuğumuz yerlere vergi getirme anlayışı da 1984'teki liberal kafanın 2002 yılında tamamen ortadan kalkması anlamına gelir. Serbest bölgeler kriz döneminde çok önemli bir yastık görevi gördü. İstikrarsızlık ortamında sanayicinin ucuz ithalat yapmasını, ihracatçının da rekabet avantajı elde etmesini sağlamıştır. Bundan sonra serbest bölgelerin birer teknopark halinde çalışmalarına gayret edeceğiz" dedi.
Komşularla ticaret
Türkiye'nin dış ticaretinin dengeli bir pazar yapısına kavuşturulacağını ifade eden Tüzmen, bu amaçla özellikle komşu ülkelere özel bir önem vereceklerini vurguladı. İskandinav ülkelerinin komşu pazarlarından yüzde 90, Almanya'nın yüzde 80, ABD'nin ise yüzde 35-40 oranında pay aldığını vurgulayan Tüzmen, Türkiye'nin ise komşularıyla olan dış ticaretinin toplam içinde sadece yüzde 5 ile 7 arasında pay aldığını, bu oranının orta vadede yüzde 30'lar seviyesine çıkartılacağını ifada etti. Önümüzdeki 3 yıl için 50 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduklarını, bu rakama ulaşmak için her yıl yüzde 13'lük ihracat artışı gerektiğini kaydeden Tüzmen, şöyle devam etti:
"Hedeflerin ulaşılabilir ve bizi biraz da kamçılaması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca bu potansiyeli ihracatçımızda görüyorum. Konjonktör de buna uygun seyrediyor. İhracatın yüzde 50'sini yaptığımız AB'da kişi başına milli gelirin artması, ihracatımız içinde yüzde 10 pay oluşturan ABD'de ekonomik büyümenin sağlanması, Asya pazarlarında da aynı şekilde canlanmanın olması zaten dış piyasada bize çeşitli açılımları sağlıyor. Bu konuda öncü sektörler dediğimiz otomotiv, hazır giyim ve konfeksiyon, kimya, toprak ürünleri, yazılım, elektrik-elektronik sektörlerine özel önem vereceğiz. Bu sektörlerden toprak ürünleri başlı başına bir ihracat kapısı. Yaş meyve-sebze deyip geçmeyin. İspanya'nın sadece yaş meyve-sebze ihracatı 6 milyar dolar. Yaşanan ekonomik krizlerin sonunda gerçekten sektörün sahipleri ayakta kaldı. Eskiden aramızda ayrık otları vardı, onlar temizlendi. Anadolu sermayesinin ihracatçı yapılması konusunda da çalışmalarımız var. Bir diğer çalışmamız da faktör şartlarının dünya standartlarıyla aynı düzeye getirilmesi. Bu konuda da enerji, sanayi ve ticaret, maliye ve tarım bakanlıklarıyla ortak çalışma yürütüyoruz. Bir diğer pazarımız olan Rusya'ya da önem veriyoruz. Rusya'nın bavul ticaretinin kontrol altına alınması konusundaki çalışmalarını takip ediyoruz. Bu konuda 6 aylık bir süre uzatımı için yazışmalarımızı yaptık."
DÜNYA - 17.12.2002