Merkel'in Almanya başbakanı olmasından bu yana, ülkedeki Müslümanlara karşı dışlayıcı ve aşağılayıcı politikalar hız kazandı. Son olarak, Alman vatandaşlığına geçmek için başvuran Müslümanlara "vatandaşlık testi" uygulaması getirilmesi, kamuoyunda büyük tepki görüyor.
Almanya'da ayrımcılığa karşı bir yasa hâlâ çıkarılmadığı için, Müslüman dernekleri anayasa mahkemesinde dava açmaya hazırlanıyor. DW'den Verica Spasovska'nın yorumu: "Demokrasi, sahip olduğumuz en kötü yönetim şeklidir, ama var olanlar arasında en iyisidir ifadesini yorumlamanız gerekse, nasıl cevap verirsiniz" Aklınıza hemen bir cevap geliyor mu, yoksa uzun uzadıya kafa yormanız mı gerekiyor? Eğer cevabı hemen veremiyorsanız ve Alman vatandaşı ya da Müslüman olmayan bir ülkenin vatandaşı değilseniz, bu bir sorun haline gelebilir. Konu, Baden-Württemberg eyaletinin yılbaşında yürürlüğe koyduğu, Alman vatandaşı olmak için başvuran Müslümanların anayasaya yaklaşımlarını ve zihniyetlerini ölçmeyi amaçlayan 30 soruluk test. Elinizi vicdanınıza koyun. Alman vatandaşları bile sorunun cevaplanmasında zorlanacaktır. Baden-Württemberg eyaleti göç makamlarının bu uygulamasının kamuoyunda bu kadar tartışma meydana getirmesinin çeşitli sebepleri var. Yöneltilen sorularla vatandaşlık adaylarının kişisel yaklaşımları ve zihniyetleri, bir Alman vatandaşına yapılması kabul edilemeyecek bir şekilde sınava tabi tutuluyor. Tartışmalarda daha ağır basan nokta ise, soru formunun sadece Müslüman ülkelerden gelen kişilere yönelik olması. Eyalet hükümeti, bu durumu yapılan bir araştırmaya dayandırarak gerekçelendiriyor. Araştırmaya göre; Almanya'da yaşayan Müslümanların beşte biri Alman anayasasının İslâm ile bağdaştırılamayacağını düşünüyor. Almanya'da yabancıların toplumdan kopuk kendi içlerinde yaşamaları da sorun oluşturuyor. Ama bir soru formu, vatandaşlığa geçenlerin toplumdan kopuk yaşamalarına ya da teröre bulaşmalarına engel olabilir mi? Düzen için tehlikeli grupların bir soru formu yoluyla elenebileceğini düşünmek, safça bir yaklaşım. Potansiyel bir teröristin vatandaşlığa başvuruda 11 Eylül saldırısını gerçekleştirenleri "özgürlük savaşçısı" olarak nitelendireceğini düşünmek zor. Zihniyet, dışarıdan ölçülebilecek bir şey değildir. Alman vatandaşlığına geçmek isteyen bir kişi, Alman anayasasının temel değerlerine saygılı olmak zorundadır. Bu tartışma götürmez. Alman vatandaşlığına geçmiş olanlar arasında buna uymayan kişilerin olduğu da bir gerçek. Ama anayasaya saygı talebi sadece Müslümanlara değil, vatandaşlığa geçmek isteyen herkese yöneliktir. Baden-Württemberg eyaletinin vatandaş adayları arasında Müslüman olan-olmayan gibi bir ayrım yapması, pek çok Müslüman temsilci ve Alman politikacı için doğal olarak ayrımcı ve sınırlayıcı bir uygulamadır. Almanya'da bir ilk olan bu uygulamayı başka bir boyuttan görmek de mümkün. Baden-Württemberg eyaleti, üç ay sonra yeni eyalet hükümetini seçmek üzere sandık başına gidiyor. Seçim kampanyaları ise bu hafta başladı.?
VAKİT - 9 OCAK 2006 PAZARTESİ