Dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 4.5 oranında büyüdüğü bir dönemde enerjiye olan ihtiyaç da hızla artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde üretimin artmasıyla birlikte enerji kullanımı da yükseliyor. Araştırmalara göre 2000-2020 yılları arasında dünyanın enerji ihtiyacı yüzde 40 artacak. Bu artışın yüzde 80'ine gelişmekteki ülkelerin ekonomileri neden olacak. 2020 yılına gelindiğinde ise oluşan enerji açlığını yine büyük ölçüde petrol ve doğalgaz karşılayacak.
8 trilyon varil petrol
Dünyada günümüz teknolojisiyle çıkarılabilecek 3 trilyon varil petrolün olduğu tahmin ediliyor. Çıkarılması bugün itibariyle maliyet açısından ekonomik olmayan petrol rezervlerinin toplamı ise yaklaşık 5 trilyon varil seviyesinde bulunuyor. Dünyada bugüne kadar çıkarılan petrol miktarının henüz 1 trilyon varil seviyesine ulaşmadığı düşünülecek olursa, rezervlerin daha uzun yıllar yeteceği beklenebilir. Ancak gerek sanayi gerek ulaşımda su gibi kullanılan petrolün düşünüldüğü gibi uzun yıllar yeterli olmayacağı düşünülüyor. Bu nedenle 2020 yılına kadar kömür, nükleer ve rüzgar gibi diğer enerji kaynaklarına da toplam 16 trilyon dolar yatırım yapılacak. Bu pastadan aslan payı yıllık 200 milyar dolarlık ortalama yatırımla doğalgaz ve petrolün olacak. En kritik durumda bulunan enerji kaynağı ise doğalgaz. 1983 yılından günümüze doğalgaza olan ihtiyaç yüzde 75 oranında arttı. Temiz enerji kaynağı olduğu için ülkeler doğalgaza büyük yatırım yapıyor. Yatırım Bankası Matthew Simmon'un araştırmalarına göre petrol kaynakları önümüzdeki 20 yıl içerisinde hissedilir şekilde azalacak. Buna karşılık doğalgaz rezervleri ise 42 yıl sonra tamamen tükenmiş olacak. Katar Emiri, ülkesinin 100 yıl daha doğalgaz ihracatı yapacak rezervlere sahip olduğunu söyledi. Ancak hem gaz hem de petrolün tükenmesi halinde dünyanın ihtiyaç duyacağı enerjiyi nereden bulacağı ise hâlâ merak konusu.






