İşin kötüsü, Avrupa'yı özgürlük ve eşitlik kıtası bilirdik. Oysa görünen o ki, şu anda radikal ve ırkçılıkta başı çekmektedir. Artık, Müslümanlar Almanya'ya gitmek için 100 kere düşünmek zorunda kalacaklar.' rtık herhangi bir Müslüman, Wuerttemberg Eyaleti'nin 57 İslâmi Kongre Örgütü ülke vatandaşını kapsayan ve bu yıldan itibaren geçerli yeni uygulaması sebebiyle Almanya'ya gitmek ve orada kalıp vatandaşlık talep etmek hususunda 100 kere düşünecek. Almanya vatandaşı olmak isteyenlere 'Demokrasiye Bağlılık' sınavı uygulanacak. Almanya'nın bu yeni siyasetini uygulamak istediği Müslümanlar, ülkede daha önceden beri yaşayanlar değil, yeni siyasi sığınmacı olarak girmek isteyenler. Eyalet yönetimi, Almanya'da yaşamak isteyen Müslümanlara yaklaşık 30 soru yöneltiyor. Bu soruların arasında; 'Kadın erkek eşitliği hususunda görüşün nedir' 11 Eylül saldırıları hakkındaki görüşün nedir' Şiddet yoluyla intikam alma konusunda görüşün nedir'' gibi sorular yer alıyor.
ÖYLE GARİP SORULAR VAR Kİ!
Tabii ki, Almanya'da yaşamak isteyen herkes 'Kadın-erkek eşitliğini savunuyorum, 11 Eylül'ün, şiddet ve terörün karşısındayım' cevapları verecek. Ancak Müslümanlara yöneltilen öyle garip sorular var ki, anlaşılması mümkün değil: Eşcinsellik hakkındaki görüşünüz nedir' Almanya'da yaşamak isteyen bir Müslüman bu soruya, fıtratına, yaratılışına ve tüm semavi dinlere ters düştüğü için olumsuz cevap verirse gerici, uygarlıktan anlamayan bir kimse olarak tanımlanacak. Eyaletin Müslümanlara yönelttiği son soru ise demokrasiye olan bağlılıkları hususunda. Fehlevi, eyaletin Müslümanlara yönelttiği bu sorulara olumlu cevaplar verebileceğini ifade etti. Bu durumu Almanya Komisyonu da düşündü. Yani bir Müslüman sadece vatandaşlık hakkı kazanabilmek için, karşıt olduğu halde bu sorulara olumlu cevap vererek Batı uygarlığını benimsediği imajı verebilir. Ancak Müslümanlar vatandaşlık hakkını, gözetlenme aşamasının ardından elde edebilecekler. Komisyonun bu tedbirini şu şekilde hayal edebiliriz: Örneğin bir Müslüman karısıyla tartışacak ve ona tartışma esnasında vuracak. Bunu gözlemleyen Almanya Komisyonu da kendisinden vatandaşlık hakkını alacak. Ya da bir Müslüman, başka bir adamla eşcinsel ilişkiyi reddedecek ve bu şekilde Batı uygarlığını reddetmiş olacağı için de topluma karışamayacak. Sonuç olarak da vatandaşlık hakkını elde edemeyecek.
İSLÂM ÜLKELERİ BÖYLE YAPSAYDI NE CEVAP VERECEKLERDİ'
Buna karşılık acaba bir Arap veya İslâm ülkesi, Avrupa ülkeleri ve Amerika vatandaşlarına 'İslâmi Değerlere Bağlılık' imtihanı yapsa ve onlara 'Batı'nın Araplar'a karşı İsrail'i desteklemesi hususunda görüşün nedir' Irak'ın işgali hususunda görüşün nedir' Arap servetlerinin yağmalanması hususunda görüşün nedir' Avrupalı kadınların başörtüsü konusunda görüşleri nedir'' gibi sorular yöneltmeyi düşünse ne olurdu'! Wuerttemberg Eyaleti böyle bir uygulama başlatmamış olsa bile, Yeşil Parti gibi bazı siyasi güçler, Müslümanları topluca şiddetle suçlamakta ve Müslüman karşıtı ırkçılık yapmakta idi. Ancak Wuerttemberg Eyaleti yeni uygulaması ile ırkçılığın sadece Müslüman karşıtı olduğunu ispatlamış oldu. İşin kötüsü, Avrupa'yı özgürlük ve eşitlik kıtası bilirdik. Oysa görünen o ki, şu anda radikallik ve ırkçılıkta başı çekmektedir.
Moheet Sitesi, 14.01.2006 Arapça'dan çeviri: Defne Bayrak
VAKİT 16.01.2005






