ABD bu açıklamayla; biryandan işlediği işkence suçlarını örterek sempati kazanmaya çalışıyor diğer yandan, kendisi gibi işkenceci olan rakibi Çin’i yıpratmak istiyor.
Guantanamo’da, Amerikan askerlerinin yaptığı işkencelerin dayanılmaz boyuta ulaşması üzerine esirlerin intihara teşebbüs ettiği bilindiği halde Washington’un kendisi işkenceci değilmiş gibi Uygur Türkleri’ni işkence yapılır endişesiyle Çin’e iade etmeyeceğini duyurması sinsi bir taktik. İşkenceci Amerika bu açıklamayla; dünya kamuoyunu yanıltıp bir yandan sempati kazanmaya ve puan toplamaya çalışıyor diğer yandan kendisi gibi işkenceci olan rakibi Çin’i yıpratmak istiyor.
Propaganda uyarınca Amerikan Adalet Bakanlığı tarafından bir belge yayınlandı. Belgeye göre, istinaf mahkemesi kararı gereği, ABD yönetimi tarafından ‘’düşman savaşçı’’ olarak görülmeyen Uygur kökenlilerin, Guantanamo’da daha fazla tutulmasının gereği bulunmuyor. Belgede, Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’dan Ebu Bekir Kasım ve Adil Abdu El Hakim ile 7 Uygur kökenlinin kendilerini kabul edecek uygun ülke bulunduğunda serbest bırakılacağı belirtiliyor.
Amerikan yönetimine göre, Pakistan’da yakalanan ve son aylarda serbest kalmak için birçok girişimde bulunan Uygurlar, 2001’de Afganistan’da askeri eğitim almış. Çin, Uygurların iade edilmesini isterken, Amerikan yönetimi ise, bu ülkede işkence görebilecekleri gerekçesiyle, Mart 2005’ten bu yana ‘’düşman savaşçı’’ olarak görmediği bu tutsakların Çin’e iadesine yanaşmadığını açıklıyor.
Guardian: Blair yalan söyledi
Guardian gazetesi,İngiliz hükümetinin,Amerikan istihbarat Örgütü CIA’in gizli gözaltı merkezlerinden haberdar olduğunu ve milletvekillerinin hükümetin ne bildiğini öğrenmesini engellemeye çalıştığını yazdı.
Habere göre, Başbakanlık, CIA’in işkence uçuşları olarak nitelenen gizli gözaltı merkezlerine terör zanlılarının taşınmasına ilişkin iddiaların içeriği ve bu iddiaların nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin Dışişleri Bakanlığı’nın tavsiyesini sordu. Dışişleri Bakanlığı da 7 Aralık günü Başbakanlığa gönderdiği belgede, “Tartışmaların ayrıntılarına girmekten kaçınılarak, terörle mücadelede Amerika’yla yasal yükümlülüklerimiz çerçevesinde, yakın işbirliğinin mantığını vurgulamalıyız” dedi. Hükmet, skandal ortaya çıktığında ısrarla uygulamadan haberdar olmadığını söylemişti.
MİLLİ GAZETE 20.01.2006






