İran'ın kaynakları iştah kabartıyor, Amerika ise vurmak için bahane arıyor. ABD'nin bahanesi de bildik: Nükleer silah... Amerika, İran'ın işgali için Tahran'ı kıskaca aldı. Afganistan ve Irak'ı işgal etti.
ENERJİ NAKİL TRAFİĞİNDE ÖNEMLİ
70 milyon nüfusuyla ümit vaad eden İran, Washington'un talimatlarına boyun eğmediği için ABD'nin 'Haydut Devletler Listesi'nde gösteriliyor. ABD'nin uydusu olmayı ret eden İran, enerji nakil trafiğinde de önemli bir yer tutuyor. İran, Kazak petrolleri ve Türkmen gazının geçiş güzergahında adeta kilit konumda bulunuyor. İran, ABD destekli petrol devlerinin enerji nakil hatlarının ülkesinden geçirilmesine izin vermediğinden dolayı Amerika bu ülkeyi düşman ilan etti. Oysa aynı Amerika, 1979 yılından önce İran'la ilişkileri en iyi olan ülke konumundaydı.
EN BÜYÜK NÜKLEER GÜÇ İŞGALCİNİN KENDİSİ
İran'ı hem komşularına yerleştirdiği askerlerle hem de 'nükleer silah' iddialarıyla köşeye sıkıştıran ABD, dünyanın en büyük nükleer gücü. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun verilerine göre; ABD'nin elinde 10 bin 640 adet nükleer başlıklı füze bulunuyor. Amerika yılda 500 milyar doları, askerî harcamalara ayırıyor. Ayrıca nükleer güç olan diğer ülkelerle de çalışıyor. İşte 'nükleer çalışmalar'ı bahane ederek İran'ı vurmayı planlayan ABD'ye ilişkin bazı çarpıcı bilgiler: İlk defa Japonya'ya atom bombası attı. 150 binin üzerinde insanı katletti. Vietnam'da Napalm bombaları kullandı. Nükleer güç olan Fransa, İngiltere, Rusya, Çin ve Hindistan'ın çalışmalarına ses çıkarmıyor. Sayıları 200 ila 400 arasında değişen nükleer silahları bulunan İsrail'in faaliyetlerini görmezden geliyor. Ortadoğu'daki her operasyonu için İsrail'i kullanıyor. Tel Aviv adeta karakol durumuna düştü. Ermenistan'a, 800 milyon dolarlık bir nükleer santralin yapımı için destek sözü verdi. Erivan, nükleer santral için düğmeye bastı. Ayrıca ABD, İran'ın komşusu olan tüm devletlere yerleşmiş durumda. Afganistan ve Irak'ın işgalinden sonra askerî üs kurma çalışmalarına hız verdi. Dünyanın değişik noktalarında 120 adet askerî üssü bulunuyor. 400 bin askeri, toprakları dışında konuşlandırılmış durumda. Amerika kıtasının dışındaki birliklerin yüzde 44'ünü Amerikan Kara Kuvvetleri, yüzde 30'unu Hava Kuvvetleri, yüzde 26'sını ise Deniz Kuvvetleri oluşturuyor.
MÜSLÜMAN ÜLKELERDE ASKERÎ ÜSLERİ VAR
Amerika'nın Irak'ta 148 bin, Almanya'da 71 bin, Japonya'da 39 bin 700, Güney Kore'de 38 bin, İtalya'da 11 bin 900, İngiltere'de 11 bin 400, Bosna'da 8 bin 300, Afganistan'da 14 bin 500, Suudi Arabistan'da 4 bin 800, Kuveyt'te 4 bin 300 askeri bulunuyor. 'Dünya jandarmalığını' üsleri aracılığıyla yürütüyor. Almanya'da 17, Japonya'da 10, İtalya'da 7, İngiltere'de 5, Güney Kore'de 8, Türkiye'de 1 üssü bulunuyor. Amerika'nın askerî üssü bulunan ülkeler arasında; İspanya, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, İzlanda, Küba, Porto Riko, Hollanda, Avustralya, Panama, Cibuti, Portekiz ve Belçika da yer alıyor. 11 Eylül saldırısının ardından ABD'nin askerî olarak yerleştiği diğer ülkelerden bazıları ise şunlar: Endonezya, Özbekistan, Nepal, Ürdün, Pakistan, Kazakistan, Kırgızistan, Filipinler, Etiyopya ve Umman. ABD, Afganistan'a yönelik saldırısı sırasında Özbekistan, Tacikistan ve Pakistan'a çok sayıda üs kurdu. Bu ülkelerdeki üslerde en az 3 bin ABD askeri bulunuyor. Amerika'nın Romanya ve Bulgaristan'da dev üsler kurduğu ifade ediliyor. ABD, Kızıldeniz'i kontrolü altına aldı, Suudi Arabistan ve Ürdün; ABD'ye danışmadan iş yapamaz hale geldi. Katar'daki El Ubeyd Hava Üssü'ndeki hangarlarda 100 adet savaş uçağının hazır bekletildiği vurgulanıyor.
MÜSLÜMAN ÜLKELER ÜSLERİ KULLANDIRTIR MI?
Petrol ihraç eden ülkelerin etkin üyesi olan Müslüman İran'a muhtemel bir ABD saldırısında komşu devletlerin tavırlarının ne olacağı da merak konusu. Amerika'nın; Afganistan ve Irak, işgali altında olduğu için buraları çok rahatlıkla kullanabileceği biliniyor. Ancak, Türkiye, Pakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan'daki askerî üslerini ne ölçüde kullanabileceği bilinmiyor. Öte yandan, Basra Körfezi'nin karşı kıyısındaki Katar ve Suudi Arabistan başta olmak üzere diğer ülkelerde de askerî güçleri bulunan ABD'nin, İran'ı zenginlik kaynaklarını elde etmek için vuracağı ve bu harekâtta da diğer Müslüman ülkelerdeki askerî güçlerini seferber edebileceği belirtiliyor.
İran'ı kıskaca aldı
ABD, sözünü dinlemeyen İran'ı her açıdan kıskaca aldı. Bütün komşularına ya işgal ederek ya da askerî üslerle girdi. Amerika, bugün Türkiye başta olmak üzere İran'ın tüm komşuları; Afganistan, Ermenistan, Azerbaycan, Nahçivan, Pakistan, Irak ve Türkmenistan'da bir şekilde var. Afganistan'da 14 bin, Irak'ta 148 bin, Türki Cumhuriyetlerde 6 bin askeri bulunan ABD'nin, Türkiye ve Pakistan'da ise askerî üsleri bulunuyor. Bütün hazırlıklarını İran'a saldırmaya yönelik yapan ABD, şimdi ise tıpkı Irak örneğinde olduğu gibi olmayan 'kitle imha silahları'nı öne sürüyor. Oysa İran'ın elinde nükleer silah bulunmadığı biliniyor. Tahran yönetimi de her seferinde elinde nükleer başlıklı silah bulunmadığını, ancak her ülkenin hakkı olduğu gibi İran'ın da nükleer güç olma hakkı bulunduğunu belirterek bazı çalışmalar yapmayı planladığını ifade ediyor.
VAKİT 20.01.2006






