Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen mücahidlerin komutanı Şamil Basayev, Kafkas dağlarında cihad bayrağını dalgalandırmayı sürdürüyor.
2000 yılında Caharkale’yi savunurken bir bacağını kaybeden 41 yaşındaki Basayev; cesareti, özgürlüğe olan tutkusu ve dik duruşuyla bütün dünyayı kendine hayran bıraktı. Vedeno'daki evi Ruslar tarafından bombalanarak ailesinden 11 kişiyi aynı anda kaybeden Basayev, en büyük hayalinin İslâm savaşçılarının Kudüs’e girdiği günleri görmek olduğunu söylüyor. Rusların ‘başbelası’ olarak nitelendirdiği Çeçen komutan Şamil Basayev, cihada olan düşkünlüğü ve askerî dehasıyla yaşayan bir efsane haline geldi. Tek bacağına rağmen emrindeki mücahidlerle Ruslara Kafkas dağlarını dar etmeyi sürdüren Basayev, İslâm Dünyası’nın Çeçen cihadına olan ilgisizliğinden sık sık şikâyetçi oluyor. Gençlik yıllarında sıkı bir Che Guavera hayranı olan Basayev, mücadeleci kişiliğinin yanında, son derece duygusal ve esprili bir insan olarak biliniyor.
ANKARA’YA UÇAK İNDİRDİ
1965 yılında Çeçenistan'ın Vedeno köyünde doğan Basayev, ilkokul öğretmenleri tarafından düşünceli ve sessiz bir çocuk olarak hatırlanıyor. 1987 yılında Moskova'da mühendislik eğitimine başlayan Basayev, ilk defa Çeçenistan'da yaşananları dünyaya duyurmak için bir Rus uçağını kaçırarak Ankara'ya indirdiğinde duyulmaya başlandı. 1992 yılında Cahar Dudayev'in emri ile Abhazya'ya gönderilen Basayev, Abhazya'nın Gürcü işgalinden kurtulması için bölgedeki gençleri örgütledi. 1994 yılı Aralık ayında Ruslar'ın Çeçenistan'ı işgal etmesiyle ülkesine dönen Basayev, bu dönem Rus birliklere karşı geliştirdiği gerilla taktikleriyle ön plana çıktı.
AİLESİNİ YOK ETTİLER
1995 yılı başında Rus savaş uçakları Basayev’i öldürmek için, Vedeno'daki evini bombalayarak ailesinden 11 kişiyi şehid etti. Şamil bu bombalamadan yara almadan kurtuldu. Rus güçlerinin sivillere karşı giriştikleri katliamların en üst seviyelere ulaştığı Haziran 1995'te, Basayev yanındaki bir grup mücahidle Budennovsk kentindeki bir hastaneyi bastı. Basayev, hastane baskını esnasındaki açıklamaları ve karizmatik kişiliğiyle Batı medyasının gündemine oturdu. Hastane baskınını başarıyla tamamlayan Basayev, kendisine bağlı Çeçen gençlerle ülkesine döndü.
‘ÇEÇENLER ÖZGÜR OLMADAN YAŞAYAMAZLAR’
1996 yılı Nisan ayında Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı'na getirilen Basayev, Rus güçlerini Çeçenistan'ı boşaltmaya mecbur eden Caharkale operasyonunu komuta etti. 1998’de Caharkale'de yapılan Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi'nde başkan seçilen Basayev, kongrenin ikinci toplantısında alınan kararla 1 Ağustos 1999'da kurulan İslâm Şûrâsı'nın başkanlığına getirildi. İkinci Çeçen-Rus savaşı sırasında başkenti savunan Basayev, kentten çekilirken mayına basarak bir bacağını kaybetti. Basayev bacağını kaybettikten sonra yaptığı açıklamada; ‘Vücudumun son organı kalana kadar, Allah yolunda cihadı sürdüreceğim. Çünkü cihat içinde geçen bir hayat, kafirlerin köleliğinden bin kat daha iyidir. Bir Çeçen, özgür olmadan asla yaşayamaz’ dedi.
Çeçen mücahid, Basayev’i anlatıyor
Uzun yıllar Basayev’in yanında Ruslara karşı savaşmış Çeçen mücahid Abdulvahid Kazakbiyev, gazetemize Basayev’i anlattı. İşte Kazakbiyev’in anlatımından efsane komutan Basayev; ‘Komutanımız Basayev, cihadı bir hayat tarzı haline getiren, son derece ihlaslı bir insandır. Yanındaki genç mücahidlere büyük sevgi ve ilgi gösteren Basayev, özellikle işgal altındaki İslâm topraklarında yaşanan acılar nedeniyle büyük üzüntü duyardı. Bir keresinde bize; ‘İnanın Çeçenistan’da cihad olmasaydı, Ruslar bizim topraklarımızı işgal etmeseydi, bir dakika ülkemde kalmazdım. Çeçen gençlerle birlikte, İsrail’e karşı savaşmak için Filistin’e giderdim. İslâm toprakları işgal altındayken, bir Müslüman yerinde rahat duramaz. En az ülkem kadar, Kudüs’ün özgürleşmesini istiyorum’ demişti. Bir operasyona gideceğimiz zaman en önde o gider, zekası ve kıvraklığı nedeniyle Basayev’in bulunduğu operasyonlarda, Ruslara büyük zaiyatlar verdirirdik. Basayev’in Türkiye insanına karşı da büyük bir sevgisi vardı. Türkiye halkının Çeçenlere gösterdiği ilgi nedeniyle, sık sık ‘Türkiye Çeçenlerin 2. vatanı’ derdi.’
Basayev'i kahreden sessizlik
Devlet Başkanı Aslan Mashadov'un emrinde Çeçenistan Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı görevini uzun bir süre sürdüren Basayev, bu dönemde Ürdünlü ünlü komutan Hattap'la birlikte birçok başarılı operasyona imza attı. İslâm Dünyası’nın Çeçen cihadına ilgi göstermemesine sık sık sitem eden Basayev, bir gazeteye verdiği röportajda; ‘İslâm âleminin içinde bulunduğu hayret verici sessizlik inanın beni kahrediyor. Nerede ‘Allah en büyüktür’ diyen kardeşlerimiz. Çeçenistan’da öldürülen 50 bin çocuktan yoksa haberleri yok mu’ Çeçen gençleri parasızlıktan silah alamazken, Müslümanların lüks içinde yaşamalarını anlayamıyorum. İslâm topraklarını müdafaa etmek bütün Müslümanların üzerine farz değil mi’’ şeklinde konuştu. Aslan Mashadov'un şehadetinden sonra Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanlığına getirilen Şeyh Abdulhalim Sadulayev’e ilk biat eden kimse olan Basayev, Kafkas dağlarında destan yazmaya devam ediyor. Yüzyılımızın en büyük askerî dehaları arasında gösterilen Basayev’in, önümüzdeki günlerde Rusya’yı derinden sarsacak eylemler için hazırlık yaptığı iddia ediliyor.
VAKİT 21.01.2006






