Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü' nden 2001'de mezun olduktan sonra, kazandığı bursla ABD'ye giderek californiya Üniversitesi'nde, 'insan hücresindeki motor proteinlerin nasıl yürüdüğü' konusunda doktora tezi hazırlayan 26 yaşındaki Yıldız, bu çalışmasıyla hem doktor unvanı aldı, hem de Science tarafından 'Dünyada 2005'in en genç bilim adamı' seçildi.
'Türkiye'de kalmak isterim'
Yıldız, felç, alzheimer, kanser, sağırlık ve körlük gibi hastalıkların tedavisi için yaşamsal önem taşıyan buluşunu şöyle anlattı: "Motor proteinler, hücrenin içinde metrenin milyarda bir boyu kadar adım atıyor. Ancak iki ayaklı olan bu proteinlerin nasıl yürüdüğünü bilmiyorduk. Yeni bir teknik geliştirerek bir bacağına bir boya sürdük, diğer bacağına farklı bir renkte boya sürdük. Proteinin insanlar gibi birbiri ardına adımlar atarak yürüdüğünü gördük. Bilim dünyasında bunu izleyen ilk grup olduk. İşin ilginç yanı bu kadar küçük boyalarla bu kadar büyük iyi çözünürlük elde etmemizdi. Bu buluşum da bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı."
Gündeminde felç var
Şu anda 'Dainin proteini'yle ilgili çalışma yapan Yıldız, daha sonra felçli insanları tekrar yürütebilme üzerine araştırma yapacağını söyledi.
Başarısını motivasyona borçlu olduğunu belirten Aydın, özellikle cep telefonundan uzak duruyor. Yıldız, "Düzenli bir insan değilim. Ders çalışırken motivasyonum çok yüksekti. Lisede o kadar kendimi derse vermiştim ki dış etkenlerden kendimi soyutluyordum. Mesela Türkiye'de hiç cep telefonu kullanmadım. Hem zararlı, hem meşgul ediyor. Cep telefonlarının öğrencilerin motivasyonunu dağıttığını, onları boş yere oyaladığını düşünüyorum" diye konuştu.
RADİKAL - 23 OCAK 2006 PAZARTESİ






