İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Batı, İran'a çifte standart uyguluyor

Dünya
|

Herkes, İran'ın nükleer programından kaynaklanan sorunun diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiği konusunda hemfikir. Ancak tartışılan konu, diplomatik çabaları neyin baltalayıp neyin olumlu etki yapacağı.

Herkes, İran'ın nükleer programından kaynaklanan sorunun diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiği konusunda hemfikir. Ancak tartışılan konu, diplomatik çabaları neyin baltalayıp neyin olumlu etki yapacağı.

Avrupa'nın üç büyüğü, meseleyi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşımak için büyük çaba sarf ediyor. Ancak uluslararası topluluk bunu yaparken atılacak bu adımın barışçıl bir çözümü kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını düşünmeli.

İran, bu sorunun yanıtına ''hayır'' diyor. Aralarında Nobel Barış Ödülü sahibi Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed el Baradey 'in de bulunduğu birçok uzmanın yanıtı ''hayır'' .

Geçmişteki örnekler -ki bunların en somut örneği Irak- da olumsuz yanıta işaret ediyor. Ve, aynı örneklerden edinilen deneyimler, Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya'nın başı çektiği birçok gücün İran'a ambargo uygulanmasına karşı çıkmalarının gerekçesi olarak gösteriliyor.

Yeni görüşmeler yapılmalı. Belki Güvenlik Konseyi'nin konunun içinde olması da yeniden diyalog başlatılmasının şansını arttırabilir.

Geçen hafta, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun nükleer santrallarına koyduğu kilitleri kaldırma kararı alması ve böylece uranyum zenginleştirme programı konusundaki tartışmayı alevlendirmesinden sonra İran Dışişleri Bakanlığı'nın dün (salı) konuyu görüşmek üzere Avrupa'nın üç büyüğü Fransa, Almanya ve İngiltere'yi davet etmesi cesaretlendirici bir adım olarak nitelendirildi.

Bunlar olurken köşe yazarları ABD'nin bundan sonraki hedefinin hangi ülke olacağını tartışmaya devam ediyorlar sütünlarından. Tabii, İran hedef listesinin başında yer alıyor birçoğuna göre.

İran konusu tartışılırken sürekli dile getirdiğimiz bir sav var. Belki bu sav Arap dünyası tarafından sömürüyle kullanılıyor olabilir ama yinelenen şey, bir kez daha utanmadan uzak bir duyguyla uygulanan çifte standarda tanık olduğumuz.

İsrail'e de aynı muamele yapılmalı

İran'ın nükleer programını kontrol altına almak için bu kadar çaba sarf eden uluslararası toplum İsrail'den de nükleer silahlarını bırakmasını isteseydi bu ''çok yerinde'' ve ''hakça'' bir davranış olurdu.

Bazı Batılı yorumcular, nükleer gücü olan İran'ın bölgede bir silah savaşına neden olacağı konusunda kamuoyunu ikna etmeye çabalıyorlar. Onların tezine göre Sünni Araplar Şii İranlıların tehdidi altında hissedecekler kendilerini. Peki İsrail'in elindeki nükleer silahlar herhangi bir risk veya tehdit unsuru oluşturmuyor mu? Birçok kişi İran'ın kendi nükleer programını oluşturmasının en önemli nedeninin İsrail'in nükleer gücü olduğunu savunuyor. Ve, ''İsrail kitle imha silahı üretmemiş olsaydı bölgedeki hiçbir başka ülkenin bu yolda çalışma yapmazdı'' diyor.

ABD Başkanı George W. Bush 'un ''Güç kullanmak bir seçenektir'' görüşü hem gerçekçi değil hem de sorumsuzca bir davranış. Blöf yapmak şimdiye kadar Bush yönetimini hiçbir yere götürmedi. Blöfçülük taktiğinin bundan sonra işe yarayacağını düşünmek de zor.

(Jordan Times, Ürdün, 18 Ocak)

CUMHURİYET - 23 OCAK 2006 PAZARTESİ
AKRA