ABD ve İsrail işgallerinin dışında terör kavramının kullanılmasını, gerçeğe karşı küstahlaşan fikrî terörün bir türü olarak görüyorum. Iraklılar Washington'u işgal edip fosfor ve biyolojik silahlarla bombalarlarsa o zaman sesimi yükseltip Irak teröründen konuşurum. Filistinliler Polonya veya Rusya'daki Yahudi evlerini işgal ederlerse bu Filistin terörünü kınarım. Fakat şu ana kadar işgal teröründen başka terör bulunmamaktadır.
HİLMİ EL ESMER
İnsan yeterince uyanık olmayınca oldukça tehlikeli tuzaklara düşebiliyor. İslâmi hareketi dünyada tutarsız ve savaşçı mozaiklere dönüştürmeyi hedefleyen tuzaklardır bunlar. İslâmi kuşak içinde farklı içtihatlar, görüşler ve ideolojik gruplar olduğu doğru, ancak; birçok İslâmi hareket yazarının, adamının ve sembol isimlerinin de "düşmanın mantığına" kaydıkları ve onun terimlerini kullanır hale geldikleri, hatta savaşına iştirak ettikleri de doğru. Burada yaşanan en iğrenç husus, "terör" kavramının düşmanın laboratuvarlarına ve ürettiği Thing Tang'lere hizmet edecek şekilde kullanılmasıdır.
CİHAD KAVRAMININ İÇİNİN BOŞALTILMASI
Burada itiraf etmeliyim ki ben de bu kavramın tuzaklarına düşenlerden biriydim. Uzun düşünmeler sonrası mutlak şekilde bu kavramı kullanmayı kalemime yasakladım. Çünkü "terör", Batı tahayyülünde bazen, hatta çoğunlukla "cihad'a" eşdeğer tutuluyor. Batılı yazarların, siyasilerin ve onların yolunda giden bazı Arapların kullanımlarında tamamen cihad anlamıyla paralel.. Silahlı direnişin yöntemini kullanan İslâmi hareketler Cihadistan olarak görülmekte. Hatta birçok Arap ülkesindeki bazı okul kitaplarında cihad ayetlerinin kaldırılması, televizyon ve radyolarda cihad ayetlerinin yayınlanmaması derecesine kadar vardırıldı iş. Dahası İslâm'daki cihad kavramını yeniden açıklamaya çalışan ve bu ayetlerin birilerine saldırmak değil, nefsi korumak için indiğini ispatlamak amacıyla kendilerini zorlayan bazı "âlimler" gördük.
TERÖR VE CİHAD
Bu anlam itibariyle terörün cihad kavramıyla karşılaştırılması sadece Müslümanlara saldırıyı ve onların inançlarını küçük düşürmeyi değil, aynı zamanda bilinçlerini ve başkalarının onlara yönelik bilinçlerini lekelemeyi hedefliyor. Şu andan itibaren "terör" kavramını sadece İsrail ve Amerikan işgali terörüyle ilgili kullanmak için kendimi şartlandırmaya çalışacağım. Çünkü bu iki işgal, insanlığın geleneği dışına çıkan uygulamaların sahipleridirler. Geçenlerde Amerikalı bir subay, Iraklı subayı işkenceyle öldürdüğü suçlamasından beraat etti. Iraklıya, ağzını kumaş parçasıyla kapatarak, başına çuval geçirerek ve göğsüne oturarak işkence etmişti. Katilin beraat kararının gerekçesi ise kurbanın kalp yetmezliğinden ölmesiymiş! Bu karar bize, İsrail askerlerinin "adaletini" hatırlatıyor adeta!
BU BİR FİKİR TERÖRÜ
ABD ve İsrail işgallerinin dışında terör kavramının kullanılmasını gerçeğe karşı küstahlaşan fikrî terörün bir türü olarak görüyorum. Iraklılar Washington'u işgal edip fosfor ve biyolojik silahlarla bombalarlarsa o zaman sesimi yükseltip Irak teröründen konuşurum. Filistinliler Polonya veya Rusya'daki Yahudi evlerini işgal ederlerse bu Filistin terörünü kınarım. Fakat şu ana kadar işgal teröründen başka terör bulunmamaktadır. (Ürdün'de yayımlanan El Düstur gazetesi, 24 Ocak 2006) Arapça?dan çeviri: Halil Çelik
VAKİT - 27 OCAK 2006 CUMA