İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Şekerde tehlikeli oyun!

Ekonomi
|

Avrupa Birliği, 21 tane şeker üreten ülkeyi 6’ya çekmeyi planlıyor. Bu gerçekleşirse şekerden pancar üreten Türkiye

Avrupa Birliği, 21 tane şeker üreten ülkeyi 6’ya çekmeyi planlıyor. Bu gerçekleşirse şekerden pancar üreten Türkiye, özellikle Ortadoğu pazarı için avantajlı bir konuma gelecek. Ancak hükümet bu konuda uzun vadeli bir politika üretmediği gibi sektörün bugünkü durumunu dahi koruyacak önlemler alamıyor.


AKP Hükümeti şekerde tehlikeli bir oyun oynuyor. AB’de yüzde 4.75 olan nişasta bazlı şeker üretimindeki kotayı mutat olarak her sene yüzde 50 artırarak yüzde 15’e kadar çıkaran hükümetin, kaçak şekerle ilgili olarak da gerekli önlemleri almamasından dolayı Türkiye’nin pancar kotaları tehlikeye girmiş durumda. Türk Şeker’in ürettiği şekerlerin maliyetlerini aşağıya çeken Ilgın, Ereğli ve Bor şeker fabrikalarının özelleştirme programına alınması da sektörün geleceğini daha da karartıyor. Bu fabrikaların elden çıkartılmasıyla birlikte maliyetler yükseleceği için Türk Şeker’in elindeki birçok fabrika da, özelleştirme bir tarafa doğrudan kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Kotaların düşmesi durumunda Türkiye, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ihtiyacının iki misli şeker üreten ülkelerin pazarı haline gelecek. İlaç sektöründe kullanılması gereken kimyasal tatlandırıcıların gıda sektöründe kullanıldığına dair iddialar ise sektöre ve insan sağlına yönelik kaygıları daha da arttırıyor.

Avrupa’nın pazarı haline getiriliyoruz

Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) Genel Müdürü Mikdat Çakır ve Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, son günlerde sektörde yaşanan olumsuz gelişmeleri gazetemize değerlendirdi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan sektör ve işçi temsilcisi, Türkiye’nin adım adım Avrupa’nın şeker pazarı haline getirilmek istendiğine vurgu yaptı.


Pancar ekim alanları yüzde 50 azaldı

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, 2000 yılında 4 milyon dönüm araziye pancar ekilirken bugün bu alanın 2 milyon dönüme düştüğünü belirterek, son 4–5 yıl içinde 7 milyon tonun üzerinde pancar ekim alanının kaybolduğunu söyledi. Türkiye’nin ihtiyacı kadar şeker üretemediği halde stoklar oluşmaya başladığına dikkat çeken Gök, bu durumun şeker üzerinde oynanan oyunun en güzel göstergesi olduğunu vurguladı. “Gümrüklerden kristal şeker girişi var. Nişasta bazlı şeker üretimi tam kontrol altında değil. İlaç sektöründe kullanılması gereken kimyasal tatlandırıcılar gıda sektöründe kullanılıyor” diyen Gök, “Üretemediğimiz halde oluşan bu stoklar Türkiye’yi pancar kotalarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bırakmış durumda” uyarısında bulundu. Kotaların düşmesi durumunda Türkiye’nin şeker konusunda AB’nin açık pazarı haline geleceğini ifade eden Şeker-İş Başkanı Gök, hükümetin şeker fabrikalarını özelleştirme politikasını da ‘pazar ayağını’ tamamlayan bir unsur olarak gördüklerini söyledi.


Üretim maliyeti giderek yükseliyor

Özelleştirme programına alınan Ilgın, Ereğli ve Bor şeker fabrikalarının Türk Şeker’in elindeki kapasitesi en büyük ve maliyeti düşük fabrikalar olduğunu anımsatan Gök, “Devletin elindeki şeker fabrikalarının paçar maliyetini bu fabrikalar aşağıya çekiyordu. Bunlar satıldığında diğer şeker fabrikaların maliyet unsurları yukarı doğru çıkacak. Yani hesaplarımıza göre bir iki fabrika daha satılırsa küp şekerin maliyeti 2 YTL’ yi bulacak. Geçen seneki fiyatlar 1.376 YTL idi. Üç fabrikayı çıkarttığımız zaman otomatikman maliyetler 2 YTL’ ye çıkacak. Diğer şeker fabrikaları Pazar şansı kalmayacağından doğrudan kapanacak Bu fabrikalarda çalışan işçiler önemsenmeye bilir ancak pancar üreten ve nüfusun yüzde 15’ini oluşturan insanlar mağdur olacak” dedi.


Bir çantada 20 kamyon değerinde tatlandırıcı ülkeye sokulabiliyor

Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği (PANKOBİRLİK) Genel Müdürü Mikdat Çakır da, Türkiye’nin enerjide yaşadığı krizin bir benzerini şekerde yaşama tehlikesinin bulunduğunu belirtti.

Denetimlerin yetersiz olmasından dolayı bir bavulla 20 kamyon eşdeğerinde tatlandırıcının ülkeye sokulabildiğine vurgu yapan Çakır, Türkiye’nin en önemli meselesine karşı çözüm üretmek yerine yetkililerin kayıkçı kavgaları ile uğraştıklarını söyledi. Sektördeki kayıt dışılığın Türkiye’yi kota sorunu ile karşı karşıya bırakacağını dile getiren Çakır, kimyasal tatlandırıcılardaki denetimlerin yerel yönetimlere verildiğini ancak belediyelerde bunu denetleyecek bir laboratuar bulunmadığını kaydetti.

Nişasta bazlı şeker üretimindeki kotaların daraltılması gerektiği yerde genişletilmeye devam edildiğini hatırlatan Çakır, hükümetin bu oranı son olarak yine yüzde 50 artırarak yüzde 15’e çıkardığını söyledi. Pancardan sıvı şeker üreten tesisin hizmete girmesine rağmen tatlandırıcılardaki kota oranının genişletilmesine tepki gösteren Çakır, “Gıda şirketlerinin sıvı şekerden pay alması söz konusu iken niye tatlandırıcının oranı sürekli yüzde 50 artırılıyor? Biraz da eksik artırsınlar. Demek ki Türkiye’de piyasa şartlarına uygun kararlar tam alınmıyor” değerlendirmesinde bulundu.


MİLLİ GAZETE  04.02.2006
AKRA