İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Dinimizi ve uygarlığımızı savunmak

Güncel
|

İslâm dünyasında patlak veren öfkenin boyutunu bilmelerine rağmen, bu karikatürlerin yayımlanmasının yol açtığı Müslümanların hislerindeki karalamanın boyutunun idrakinde olmalarına rağmen, böyle bir tutum almalarına iten sebep ne!

İslâm dünyasında patlak veren öfkenin boyutunu bilmelerine rağmen, bu karikatürlerin yayımlanmasının yol açtığı Müslümanların hislerindeki karalamanın boyutunun idrakinde olmalarına rağmen, böyle bir tutum almalarına iten sebep ne!
 
Onlar bu davranışlarının ifade özgürlüğünü savunmanın bir türü olduğunu ifade ediyorlar. Oysa Batı gazetelerinin bu yaptığının ifade ve basın özgürlüğüyle hiçbir ilgisi yok. Konu böyle bir yaklaşımın çok ötesinde. Batı gazetelerinin yaptığı, Batı'da kökleşen İslâm ve Müslüman düşmanlığının somutlaşmasıdır. İslâm ve Müslümanlara yönelik iğrentinin bugün Batılı kanaatlerde nasıl kök saldığının somutlaşmasıdır. Faşist ve emperyalist temeller üzerine kurulu düşmanlık ve iğrentidir. Bir başka ifade ile karikatürleri tekrar yayımlayan bu Batılı gazeteler, sözde basın özgürlüğünu savunma noktasında değil, İslâm'a yönelik iğrentiyi ortaya koyma noktasında Danimarka gazetesiyle dayanışma içindedirler.
 
APTALCA TUTUM
Batılı gazeteler konuyu 'geri kalmış İslâm' ile 'ilerici Batı', özgürlüğün anlamını bilmeyen 'terörist' Müslümanlarla 'aydınlıkçı' Batılılar arasındaki bir çatışma sorunu çerçevesine koymak istemektedir.
Bu bir yön.. Diğer yön ise Batılı basının tutumuna, Danimarka gazetesinin işlediği hataya ve Danimarka hükümetinin aldığı aptalca tutuma yönelik güçlü İslâm tepkisiyle ilgili. İslâm ümmetinin Hz. Peygamber'i ve İslâm'ı savunmak için ortaya koyduğu bu uyanışla şoke oldular. Uzun yıllardır ilk defa hakareti kabul etmeyip, olayı elçiliklerini çekme şeklinde pratik tepkilere taşıyan Arap ve İslâm ülkeleri sürpriziyle karşılaştılar. Girişimin ipini eline alan ve Danimarka ürünlerine yönelik acı ekonomik yaptırımlar öngören Arap ve İslâm halklarıyla şaşkına döndüler. Boykot, diğer ülkelerin mallarına da uzanabilir. Arap ve İslâm tutumlarındaki bu yeni dönüşüm Batı'yı korkuttu. Oysa Arap ve Müslüman diyarlarının kendilerine helal olduğunu ve hiçbir tepkiyle karşılaşmaksızın istediklerini yapma imkânları olduğunu düşündüler. Hesaba çekilme korkusu duymaksızın İslâm'a diledikleri suçlamaları ve iftiraları yapacaklarını sandılar. Bu İslâmi uyanış onları korkuttu. Korkularının kaynağı hali hazırdaki sorunun sürmesi ve Arap-İslâm dünyasındaki Batılı faşist emperyalist projeyle mücadelede genel bir uyanışa uzanması tehlikesidir.
VAKİT - 6 ŞUBAT 2006 PAZARTESİ
AKRA