İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Böyle zulüm görülmedi

Türkiye
|

Danıştay 2. Dairesi’nin, başörtüsü yasağının kapsamını sokağa kadar genişleten kararı, adeta infiale yol açtı.

Danıştay 2. Dairesi’nin, başörtüsü yasağının kapsamını sokağa kadar genişleten kararı, adeta infiale yol açtı.


Sivil toplum kuruluşları ayakta. Vakit’e konuşan sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin değerlendirmeleri şöyle:

Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı:

“Kabul edilemez bir karar. Kamusal dedikleri alan dışında da insanların giyim kuşamlarına müdahalede bulunulması, yasağın her geçen gün genişletilmek istendiğinin açık delilidir. Buradan yasakçılara seslenmek istiyorum: Bu karar ile, mini eteklilerin de sokağa çıkmaması lazım. Bunu kabullenebiliyorlar mı?”


MİNİ ETEK DE YASAKLANACAK MI?

Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi: “Fesatçılar bugüne kadar sokaklarda başörtüsünün yasak olmadığını söyleyerek, kendilerine göre oluşturdukları bir kamusal alanda başörtüsü yasağının sürdürüldüğünü ileri sürüyorlardı. Biz o zaman da, bunların, bu ülkeden İslâm’ın bütün sembollerini ve izlerini söküp atmak istediklerini söylüyorduk. Başörtüsünü sindiremeyenler aslında bu milleti ve bu vatanı içine sindiremeyenlerdir. Kılık kıyafet yönetmeliğinde mini eteğin, göbeği açıkta bırakan giysilerin, kot pantolonun da yasak olduğu belirtilirken, o halde sokakta neden bunlar için de yaptırımlar uygulanmamaktadır? Bir erkek öğretmenin okuldan çıktıktan sonra giydiği kot pantolon ya da bir bayan öğretmenin sokakta giydiği mini etek için de bu tür kararlar alınacak mıdır? Tabiî ki alınmayacaktır. Burada amaç açıkça din düşmanlığıdır. Bu kararın bugün haçlıların Hz. Peygamber'e yaptıkları hakaretten ne farkının olduğunu bize izah etmeleri gerekmektedir.”


YARGI BAĞIMSIZLIĞINI YİTİRİNCE…

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: “Türkiye’de sorunların kendi mecralarında sıkıntı var. Her uygulamada toplum mühendisliği var. Kıyafet yönetmeliği okul içidir. Yargı bağımsızlığını yitirince her yer kamusal alan ilan ediliyor. Bunun neticesinde bedelleri bizlere ödettiriliyor.”


KAMUSAL ALAN UCUBESİNİN BİR DEĞERİ YOKTUR

Özerk Diyanet Evkaf Sendikası Başkanı Mustafa Altunkaya: “Kamusal alan ucubesi hukuki literatürde olmayan, herkesin kendine göre anlam yüklediği elastiki bir ifadedir. Bunun hukuk mantığı içerisinde hiçbir değeri yoktur. Kaldı ki hiçbir anlayış, kavram, yasa, yönetmelik evrensel insan haklarını ve özgürlüklerini sınırlayamaz. Gerek ülkemizde, gerekse dünyanın değişik coğrafyalarında hak ve özgürlükleri kısıtlayan her türlü totaliter uygulamanın karşısındayız.”


DEVLET ELİYLE DAYATMA

Mazlum-Der Ankara Şube Başkanı Ayhan Bilgen: “İnsanların özel hayatlarına ve gayet tabii toplumsal hayatlarındaki kıyafet düzenlemelerine devletin müdahale etme yetkisi olmadığını düşünüyoruz. Laiklik, insanların inançlarının gereği olan tercihlerinin güvence altına alınması için vardır. Aksi takdirde bir giyinme ya da düşünme biçiminin devlet eliyle dayatılması ayrımcılıktır.”


SİVİL HAYATA MÜDAHALE

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı Başkanı Mehmet Emin Parlaktürk: “Gelişen Türkiye’de giderek artan yasaklar, Türkiye’nin gelişmesini önlediği gibi, toplumun atılım yapmasına da engel olur. Gerek başörtüsü ile ilgili, gerekse Açık Lise Yönetmeliği ile ilgili Danıştay’ın aldığı son kararları tasvip etmemiz ve kabullenmemiz mümkün değildir. Bunları, tamamen sivil hayata bir müdahale olarak görüyoruz. Bu kararlar, kişi haklarını ve özgürlük alanlarını kısıtlamaktadır. AB kapısını çalan bir Türkiye’ye bu kararlar hiç yakışmıyor. Üstelik, Türkiye’nin tarihi misyonuyla, milli değerleriyle ve ülke gerçekleriyle çelişen bu kararların yeniden gözden geçirilmesini bekliyoruz.”


VAKİT - 10 ŞUBAT 2006 CUMA
AKRA