İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Gerçekler yansıtılmıyor

Dünya
|

Irak'a ilişkin haberler işgalcilerin ağzıyla veriliyor ve çoğu onları övüyor. İşgale karşı çıkan sesler dikkate alınmıyor. Tıpkı Iraklıların ABD askerlerinin işkence yaptığına, kimyasal silah kullandığına ilişkin söylediklerinin dikkate alınmadığı gibi...

Irak'a ilişkin haberler işgalcilerin ağzıyla veriliyor ve çoğu onları övüyor. İşgale karşı çıkan sesler dikkate alınmıyor. Tıpkı Iraklıların ABD askerlerinin işkence yaptığına, kimyasal silah kullandığına ilişkin söylediklerinin dikkate alınmadığı gibi...


Saklanan gerçekler

ABD birliklerinin Irak'ta beyaz fosfor kullandığının ortaya çıkmasından birkaç ay önce BBC muhabiri Paul Wood 2004 Kasımı'nda Felluce'den yaptığı haberi şöyle savunuyordu:

''Editörlerimin de söylediği gibi askeri operasyon süresinde haftalarca görev yaptım ve bu zaman zarfında kullanımı yasak olan herhangi bir silahın kullanıldığına tanık olmadım. Bu nedenle kimyasal silah kullanıldığına dair haber yapamayız.''
ABD'nin bombardımanından kurtulan mülteci ve doktorlar kimyasal silah kullanıldığını ve insanların ''eriyerek'' öldüğünü söylüyordu ancak BBC için olaya birebir tanık olan Iraklıların sözleri objektif olarak kabul edilmiyordu.

Bu insanların iddialarını yüzde yüz doğru kabul etmek yanlış olabilir ama söylenen şeyin en azından araştırılmaya ve yayımlamaya değer olduğu kesin. Böyle, medyanın ilk başta umursamadığı bir başka örnek daha var. Iraklıların söylediklerine işgalden kısa bir süre sonra yer verilseydi, dünya, ABD'nin Irak'taki hapishanelerde yaptığı işkenceyi de bir yıl önce öğrenecekti. Ancak Amerikan askerleri şiddeti gözler önüne seren görüntüleri sızdırana kadar göremedi dünya olup biteni.

Ayrıca birçok Iraklı ABD önderliğindeki işgal güçlerinin ölüm mangalarını ve özel milis güçlerini kontrolleri altında tuttuklarını ve terör saldırılarına göz yumduklarını söyledi. Hemen hemen her hafta gözleri bağlı, elleri kelepçeli adamlar yan yana yatar şekilde bulundu. Her birinin başına birer kurşun sıkılmıştı. Bu insanları sistematik şekilde kim öldürüyordu, kim işkence yapıyordu? Şimdiye kadar ölen 200 bilim adamı ve akademisyeni kim öldürdü? Yönetimle bağlantısı olmayan Iraklılar, bu işlerde ABD birliklerinin ve ABD destekli kötü güçlerin parmağı olduğundan emin.

Ölüm mangaları
Iraklıları destekleyen açıklama, iki ABD'li generalden geldi. Bu iki general, ölüm mangalarının varlığını itiraf etti ve geçen şubat ayında Wall Street Journal'da yayımlanan bir haberde ABD'nin eğittiği altı gizli milis grubunun varlığından bahsedildi. Bir dönem özel harekât timinin başında olan emekli bir general Wayne Downing de ölüm mangalarının 2003 Martı'ndaki işgalden hemen sonra faaliyet göstermeye başladıklarını açıkladı.

Ancak tüm bunlara rağmen işgalcilerin ''Sünniler Şiilere karşı'' mantığı gündemi belirliyor ve gerçeklerin üzerine set çekiyor. Günlük haberlerin kaynağı genellikle işgalci güçlerinin basın sorumluları veya yeşil hatta kamp kuran büyükelçilik yetkilileri oluyor.

Irak'ta kitle imha silahı bulunduğuna dair yalan, İngiltere'yi ahlaki değerleri hiçe sayan, gayrimeşru bir savaşa sürükledi. Savaş hakkındaki yanlış bilgiler ise Irak'ta üs ve birlik tutmanın zeminini hazırladı. Suni bağımsızlık görüntüleri ve kısmen çekilme planları, perde arkasında petrolü özelleştirme planları yapan, ''bağımsız'' bakanları kontrolleri altında tutan ABD'li danışmanları gören ve ABD'lilerin kalıcı üsler inşa edişine tanık olan Iraklıları ikna etmez.

Birçok Iraklıyı sadece tamamen çekilmek memnun edecektir. Ve, özgürlük ve bağımsızlık ufukta yoksa şiddet dalgası Afganistan'dan Filistin'e kadar yayılacaktır.

SAMİ RAMADANİ * (The Guardian, İngiltere, 8 Şubat)
* Saddam yönetiminin siyasi sürgünlerinden. Şimdi Londra'daki Metropolitan Üniversitesi'nde öğretim üyesi.
AKRA