Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, 2004 yılı verilerine göre, Türkiye’de üretilen toplam 44 milyon ton sebze ve meyvenin yalnızca 9 milyon tonunun yani yüzde 20’sinin hallere girdiğini, yani kayıt altına alındığını ifade etti.
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, sebze ve meyvedeki anormal fiyat artışını engellemek için kayıt içi ürünlerden alınan vergi ve komisyon oranlarının azaltılması, kayıt dışı dolaşımın da kayıt altına alınması gerektiğini bildirdi. Yetkin, “(Çürümüş, sağı solu delinmiş) durumdaki Haller Yasası da bir an önce revize edilmelidir” dedi. TZD Genel Başkanı Yetkin, İçkale Oteli’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin gerek iklim koşulları gerekse coğrafi yapısı dolayısıyla sebze-meyve üretimi açısından önemli bir ülke olduğunu belirtti. Türkiye’de üretilen sebze-meyve miktarının yıllık 43 ile 45 milyon ton arasında olduğuna dikkati çeken Yetkin, Türkiye’nin sebze üretiminin, 25 Avrupa Birliği ülkesinin üretiminin yüzde 20’sine, meyve üretiminin ise yüzde 40’ına denk geldiğini ifade etti. Sebze-meyve üretiminin yalnızca yüzde 7-8’in ihraç edilebildiğini dile getiren Yetkin, bunun başlıca nedeninin ihracatı teşvik amacıyla verilen primin düşüklüğü olduğunu kaydetti. Özellikle narenciye ihracatındaki sıkışmanın, iç piyasayı olumsuz etkilediğini belirten Yetkin, geçici bir önlem olarak, “narenciyenin hallere girmeden satışı”nın 15 Mart’a kadar uygulamaya konulduğunu söyledi.
Yetkin, 2004 yılı verilerine göre, Türkiye’de üretilen toplam 44 milyon ton sebze ve meyvenin yalnızca 9 milyon tonunun yani yüzde 20’sinin hallere girdiğini, yani kayıt altına alındığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Toptancı hallerinde sebze ve meyvenin genel ortalama fiyatı 50 YKr perakende fiyatı ise 1 YTL olarak hesaplanmaktadır. Bu durumda kayıt dışı işlem gören 35 milyon ton sebze-meyvenin satış değeri 35 milyar YTL yapmaktadır. Bu rakam, üzerinden tahsil edilemeyen KDV, stopaj, gelir ve kurumlar vergisi hesaplandığında Hazine’nin kaybının yaklaşık 5 milyar dolar olduğu görülmektedir. Söz konusu rakam, ne üreticinin ne de tüketicinin cebine girmektedir. Burada, hallerdeki komisyoncuların da dışında oluşan bir ‘aracılar zinciri’ asıl büyük kazancı sağlamaktadır.”
MİLLİ GAZETE 13.02.2006






