Selçuk Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, Türkiye’de kısa aralıklarla ortaya çıkan ve birbirini izleyen ekonomik kriz ve darboğazların, en çok kalkınma açısından son derece önemli bir role sahip olan KOBİ’leri olumsuz yönde etkilediğini ortaya koydu.
Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Konya Sanayi Odası ve Konya Ticaret Odası verilerinden hareketle “Türkiye’de ekonomik krizlerin KOBİ’lere etkisi” konulu bir araştırma yapıldı. Türkiye’de 2000’li yıllarda ortaya çıkan krizler, ekonomik belirsizlik ve dalgalanmalar işletmeleri ve faaliyetlerini önemli ölçüde etkiledi.
Her ortaya çıkan yeni krizde ülke ekonomisi üzerindeki yükün daha da ağırlaştığı, ekonominin sağlıklı şekilde tekrar rayına oturtulmasının daha da zorlaştığının belirlendiği araştırma, 2000 yılının Kasım ayında yaşanan kriz ve bundan yaklaşık 3 ay sonra 2001 Şubat ayında siyasi arenada çıkan bir tartışma sonucu patlak veren krizin ülke ekonomisinde ciddi tahribatlara yol açmasına neden olduğunu ortaya koydu.
Birçok firma darboğazdan kurtulamadı
Kriz döneminde birçok işletmenin ihtiyaç duyduğu finansal kaynağı bulmakta güçlük çektiği, sermaye yetersizliği ve kaynak yaratamama sorunları nedeniyle girdiği finansman darboğazından kurtulmayı başaramadığı belirtildi.
Araştırmada, yaşanan krizin, istihdam yaratma etkisi, ekonomide meydana gelen konjonktürel dalgalanmalara büyük işletmelere göre daha az duyarlı olmaları, bölgeler arası ekonomik ve sosyal dengesizlikleri ortadan kaldıran bir rol oynayabilmeleri, teknolojik gelişmelere kolayca uyum sağlayabilmeleri, üretim faktörlerindeki mülkiyetin topluma yaygınlaştırılmasını sağlayabilmeleri açısından önemli bir işleve sahip KOBİ’leri ciddi şekilde olumsuz etkilediği kaydedildi.
Bu çalışmada, kriz sonrası KOBİ’lerin satış hacimlerinin yüzde 76 oranında, kapasite kullanım oranının yüzde 77 oranında, bunun bir sonucu olarak da istihdamının yüzde 62 oranında azaldığı ortaya çıktı. Araştırmada, bu olumsuz tablo içinde kalan KOBİ yöneticilerinin geleceğe yönelik umut ve beklentilerinin yok olduğu vurgulandı.
MİLLİ GAZETE 16.02.2006






