"İçinde bulunduğumuz yüzyılda modern toplumun egemen değerleriyle biçimlenen çağdaş söylem, kendi dışındaki bütün din ve gelenekleri sorgulamaya almış, neredeyse bunları birer tehdit unsuru olarak algılamaya başlamıştır. Bugün artık dine ve dindarlığa kültürel bağlamdaki asıl tehdit pozitivist veya teorik bazdaki ateist mülahazalardan değil, gündelik hayat akışının ürettiği popüler kültürden; bu kültürün manevi, dini ve ahlaki değerleri aşındırmasından ve toplumları tüketim kitlelerine dönüştürme çabalarından gelmektedir."
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Dr. Hatice K. Arpaguş'un şu görüşlerine de yer verildi:
"Çocukta dürtülerini dizginleme yeteneği çok zayıf olduğundan, televizyondaki dizi kahramanının şiddete yönelik davranışları, çok kolay şekilde saldırganlık dürtülerini harekete geçirebilir. İşte bu realiteden sonra çocuk ve televizyon ikilisi düşünüldüğünde gösterilecek ihtimamın derecesi de kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.






