Nükleer enerjinin Türkiye için kaçınılmaz olduğunun belirtildiği raporda, Türkiye’nin ucuz enerjiye ancak bu şekilde kavuşabileceği ifade edildi. Raporda, hidrojen enerjisinin en az 75 yıl sonra petrole alternatif olabileceğine de dikkat çekildi.
Türkiye’nin en çok para akıttığı alanların başında gelen enerji maliyetlerinin düşürülmesini araştıran MÜSİAD, maliyetleri düşürmek için petrole olan bağımlılığımızı masaya yatırdı. Birbirinden çarpıcı sonuç ve çözüm önerilerini basın toplantısı ile açıkladı. Birbirinden ilginç öngörülerle ulusal enerji politikamızın acil bir reforma ihtiyaç duyduğunu ortaya çıkaran ‘MÜSİAD Petrol Raporu’ Türkiye’nin geleceğine de adeta projeksiyon tutuyor. Türkiye’nin Enerji Ekonomisi ve Petrolün Geleceği başlıklı rapora katkıda bulunan akademisyenler, MÜSİAD Başkanı Dr. Ömer Bolat ve başkan yardımcılarının katıldığı toplantıyla kamuoyuna dün duyurulan rapoda; petrolün, doğrudan enerji kaynağı olmasının ötesinde, ekonomik ve politik güç olarak kullanılan, uğruna savaşlar verilip kan akıtılan stratejik bir kaynak olduğu vurgulandı.
MÜSİAD Başkanı Dr. Ömer Bolat basın toplantısında yaptığı açıklamada “Ham petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık artış bütçeye 175 milyon dolarlık ek yük getiriyor. Petrol bağımlılığımız daha fazla zaman kaybetmeden masaya yatırılsın. Bugün 65 dolar seviyesinde olan petrol fiyatlarının 2009’dan itibaren 200 dolara vurması bekleniyor. Bunu bugün konuşmazsak ne zaman konuşacağız. Artık yükselen petrol fiyatlarının kimin işine yaradığını tartışmalıyız. Petrol piyasasında kırılma beklenirken Türkiye’nin eli kolu bağlı oturma lüksü yok” dedi.
90’lı yılları kaybeden işdünyasının gelecek yılları kaybetmeye tahammülü olmadığını belirten Bolat, “Vakit geçirilmeden Milli Enerji Şûrası düzenlenerek Enerji Reformu yapılmalı, enerji politikamıza uzun vadeli petrol politikası eklenmeli ve alternatif enerji kaynaklarına ilişkin yönetmelikler çıkarılarak derhal işlerlik kazandırılmalı” şeklinde konuştu. Bolat, yüzde 38’lik payla petrolün toplam enerji tüketimimizin en büyük kısmını oluşturduğunu belirtirken, ham petrolde meydana gelen her 1 dolarlık artışın ülkemize 175 milyon dolar civarında ek yük getirdiğini söyledi. Bolat, 2006’nın en önemli özelleştirmesi gözüyle bakılan enerji santralleri ihalelerinin faturasının topluma çıkarılmaması gerektiğini de vurguladı.
- Milli Enerji Şûrası yaparak yeni stratejiler ortaya konmalı.
- Enerji politikamıza uzun vadeli petrol politikası eklenmeli.
- Nükleer enerji santralleri daha fazla gecikilmeksizin hayata geçirilmeli.
- Alternatif enerji kaynaklarına ilişkin yönetmelikler çıkarılarak işlerlik kazandırılmalı.
- Projelendirilen HES yapımları için bürokratik engeller bir an önce kaldırılmalı.
- Rüzgar ve güneş, su, temiz kömür teknolojisi ve nükleer enerjiye ağırlık verilmeli.
- Türkiye’nin petrol ve gaz koridoru olması yönündeki çalışmalara hız verilmeli.
- Biyoyakıt elde edilmesi konusunda gerekli çalışmalar başlatılmalı.
- Biyodizelle ilgili her türlü mevzuat gerçekleştirilmeli.
- Yerli girdilere dayanılarak yapılan biyodizel üretimi teşvik edilmeli.
- Kendi petrol kaynaklarımızı geliştirme ve üretme için ciddi atılımlarda bulunulmalı.
- Mevcut petrol sahalarında verim artırılmalı, terk edilen kuyular tekrar değerlendirilmeli.
- Elektrik santrallerinin doğalgaza yönlendirilmesi engellenmeli.
- Bor konusundaki araştırma ve yatırımlar desteklenmeli, dünya liderliği hedeflenmeli.
- “Enerji Verimliliği Yasası” bir an önce çıkarılarak etkin kullanım sağlanmalı.
- Ulusal Enerji Tasarruf Merkezi, gerekli yetkilerle donatılarak yeniden yapılandırılmalı.
- Enerji Verimliliği ve Tasarrufu Teknolojileri Üst Kurulu oluşturulmalı.
- Bilinçli akaryakıt tüketimi için kampanyalar başlatılmalı.
- Yeni inşaatlarda ısı yalıtımı standartları oluşturulmalı ve sıkı denetlenmeli.
- Enerji bağımlılığı yüksek sektörlerden, düşük sektörlere geçişe ağırlık verilmeli.
- Tarımda ciddi bir girdi maliyeti yükü oluşturan enerji bağımlılığı azaltılmalı
- Jeotermal enerji için çağdaş bir yasal altyapı oluşturulmalı.
- Çevre dostu temiz kömür teknolojilerine yatırımla doğalgaz bağımlılığı düşürülmeli.
‘PETROLE BAĞIMLILIĞIMIZ ACİLEN MASAYA YATIRILMALI!’
Bolat, Türkiye’nin gerek petrol arama enerji arz ve talep yapısının çeşitlendirilmesinde ve gerekse enerji politikaları üretiminde dışa bağımlı hale gelmiş durumda olduğuna da dikkat çekti. Petrolün bir gün tükeneceğinin bilinmesine karşın, nedense politik düzlemde konuşulmadığı gibi medyada da pek aldırış edilmediğini vurgulayan Bolat, “Tüketiciler konuşmaktan kaçar, politikacılar konuşmaz, üreticiler konuşmaz, medya konuşmaz çünkü petrol lobisinden ve reklam giderlerinin azalmasından korkar. Petrol şirketleri konuşmaz, çünkü geleceklerinin tehlike altında olduğu kabullenmekten korkarlar; mühendisler pek konuşmaz, çünkü teknolojinin harikalar oluşturacağını beklerler. Peki bu konu ne zaman konuşulacak? MÜSİAD olarak petrole bağımlılığımızın derhal masaya yatırılmasını bekliyoruz.”
VAKİT-21 ŞUBAT 2006 SALI






