Türkiye’de zengin-yoksul uçurumu her zaman vardı. AKP iktidarı bu uçurumu kapatamadı, üstüne yeni bir çatlak ekledi. “Kazanan Türkiye” AKP iktidarında borsanın, gerileyen faizin, yerinde sayan kurun nimetinden yararlandı. Ama istihdam ve reel ücretler artmayınca “Ödeyen Türkiye” tıkandı. Tüketici kredileriyle, kart borcuyla yaşanan sahte cennette sona gelindi. Hükümetin “ekonomi tıkırında” propagandasını peş peşe af yasalarıyla tekzibi bu yüzden! Seçim korkusu belası.
Üstelik Başbakan’ın “Kredi kartı sorununu kucağımızda bulduk” türü enkaz edebiyatı yanıltıcı. Çünkü hükümetin bu son affı ilk değil. 2003 sonundaki sicil affından 30 bini kredi kartı borçlusu, toplam bir milyon kişi yararlandı. Ödenmeyen çek ve senetlerin bozuk sicili silindi. Peki ne oldu? O günden bu yana, iki yılda batık kart sayısı altı katına çıktı. Af lafının çıkmasıyla birlikte son on iki ayda kart borcu artmadı ama batak oranı tırmandı.






