İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Türkiye’deki ‘Golan’a dikkat!..

Türkiye
|

Suriye ve Irak sınırındaki 6 ilde mayın temizleme işini yapacak firmaya temizlediği arazinin

Suriye ve Irak sınırındaki 6 ilde mayın temizleme işini yapacak firmaya temizlediği arazinin 49 yıllığına kiralanacak olması; geçtiğimiz yıllarda Manavgat nehrinin suyunun satışı görüşmelerinde  AKP hükümetine resmi olarak ‘kibbutz’ teklifi getiren İsrail için ‘arazi’ üretiliyor iddiasını gündeme taşıdı.

Ottowa Anlaşması olarak bilinen Mayın Yasaklama Antlaşması'na 3 yıl önce imza atan Türkiye’de, Suriye ve Irak sınırındaki 6 ilde mayın temizleme için yapılacak ihalelerin şartnamesindeki ilginç ‘şartlar’ gözleri İsrail’e çevirdi. Mayın temizleme işini yapacak firmaya temizlediği arazinin 49 yıllığına kiralanacak olması; geçtiğimiz yıllarda Manavgat nehrinin suyunun satışı görüşmelerinde AKP hükümetine resmi olarak ‘kibbutz’ teklifi getiren İsrail için ‘arazi’ üretiliyor iddiasını gündeme taşıdı. İsrail, eskiden beri GAP bölgesinde organik tarım yapma gerekçesiyle Yahudi ailelerini kibbutz denen çiftliklere yerleştirmeyi planlıyor. İsrail’nin devlet oluşum süreci de bu, kibbutzlarla başlamıştı.

Türkiye 2003 yılında uluslararası mayın yasaklama anlaşmasına imza attıktan sonra stoklarındaki 2 milyon 973 bin 481 mayının 2008 yılına kadar imhasını, sınırlarda gömülü bulunan 920 bin 80 adet mayının ise 2014 yılına kadar temizlenmesi kabul etti. Buna göre, Türkiye-Suriye sınırında 615 bin 449 adet gömülü mayın var. 519 kilometre uzunluğu olan sınırda, mayınlanmış alanın genişliği ise 306 milyon metrekare. İsrail, mayın temizleme işini alırsa, bu bölge İsrail verimli toprakları tıpkı işgal ettiği Suriye’nin Golan Tepesi’ndeki araziler gibi tarım arazisi ve besin deposu haline getirebilecek.

Süreç gizli başlayınca...
Mayınların temizlenmesi ile ilgili süreci başlatan AKP hükümeti, buna ilişkin aldığı kararı gizli tuttu. Konuyu Bakanlar Kurulu gündemine taşıyan AKP hükümeti, 27/06/2005 tarihli ve 2005/9076 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, mayın temizliği için düğmeye bastı. Ancak alınan karar, kamuoyuna açıklanmadığı gibi Resmi Gazete’de de yayınlanmadı. Bunun için de mayın temizliği işinin kimler tarafından nasıl ve hangi şartlarda yapılacağı, kamuoyu tarafından öğrenilemedi.

İsrail’in Kibbutz projesi
Öte yandan araziyi mayından temizleyecek firmanın 49 yıllığına kiralanmasının şartnameye konulması ve yabancı firmaların ihaleye girmesine izin verilmesi, gözleri İsrail’e çevirdi. Çünkü GAP bölgesinde yıllardır organik tarım yapma bahanesiyle bölgeye yerleşmeyi bazen resmi olarak bazen de gayri resmi yollardan gündeme getiren İsrail, en son AKP Manavgat nehrinin suyunun satışı görüşmelerinde bölgede Yahudi çiftçilerin kalabileceği ‘kibbutz’lar için arazi istemişti. Ancak bu istek kamuoyuna duyurulmamıştı. Gül’ün son İsrail ziyaretinde de bu konu gündeme getirilmişti.

Bu istekler unutulmadan GAP bölgesindeki illerde çıkılan ihaleler, akıllara bu kibbutz projesini getirdi. Gizliden gizliye İsrail’in Avrupalı şirketler aracılığıyla bu ihalelere girdiği veya girmeye çalıştığına ilişkin duyumlar ise, endişeleri iyice artırdı. Çünkü, Fırat nehrine kadar olan toprakları vaat edilmiş toprak statüsünde gördüğü için bir şekilde bu bölgeye yerleşmeye çalışan İsrail’in bu tür fırsatları kaçırmayacağına dikkat çekiliyor. Öte yandan Kibbutz, kolektif çiftlik anlamına geliyor. İsrail devleti kurulmadan önce bu kibutzlarla Filistin’e yerleşen Yahudiler, kiraladıkları bu arazileri zaman içerisinde baskıyla ve yüksek miktarlardaki paralarla satın aldılar. Böylece İsrail devletinin alt yapısını oluşturdular. Kibbutzlar, asgari 100 dönüm arazi üzerine kuruluyor.

Eski vali’nin endişesi
Sınır bölgesinde mayın temizliği yapılacak illerden Kilis’in eski Valisi Aslan Kütük de, kısa süre önce bu konuya dikkat çekmiş ve şu önemli açıklamaları yapmıştı: “Bölgenin temizliğinin yabancı şirketlere verilmesi için ihaleler başladı. İsrail firması gelecek, burnumuzun dibinde genetik deneme çiftlikleri kuracak. Hem topraklarımızı kirletmelerine izin vereceğiz, hem de denetimi kaçıracağız. Arazilerin başka ülke şirketine tahsisi girişimini, ülkem yararına değil, zararına görüyorum. Milli menfaatlerimize aykırı buluyorum. Böyle bir şey olamaz. Dünyanın hangi yerinde yabancı bir şirket böyle bir işi yapmış ki. Bu iş yerli firma eliyle yapılmalı, kullanım hakkı da mutlaka Türk vatandaşlarına verilmeli.”

MİLLİ GAZETE  28.02.2006
AKRA