-“Dinlerarası diyaloğun misyonerlerin işine yaradığı” yönündeki değerlendirmelere katılıyor musunuz?
Kesinlikle öyle. Bir defa dinler arasında diyalog olmaz, din adamları arasında diyalog olur. İlim adamları arasında diyalog olur.. Yani insanlarla diyalog olur, dinlerle olmaz. Bu misyonerliğin devamıdır bence. Türk milleti olarak bu işler karşısında çok daha akılcı davranmamız gerekir.
20 bin yeraltı kilisesi var
-Ülkemizin büyük bir misyoner kıskacında olduğu gerçeği var ortada.. Trabzon’daki olayla bir defa daha gündeme geldi. Şu anda durum nedir?
11 Eylül olayından sonra misyonerlik faaliyetleri hız kazandı. Bugün Peygamberler diyarı dediğimiz Urfa gitmiştir elimizden. İlçelerine, köylerine varıncaya kadar.. Bu insanlar bırakın büyük illeri, il merkezlerini, deprem bölgelerini.. Kısacası Türkiye’nin her tarafını sarmış.
-Sayı vermek mümkün mü? Farklı isimler altında misyonerlik faaliyetinde bulunan ne kadar mekan var ülkemizde?
Bakıyorsunuz, apartman altında ‘İngilizce kursu açılmıştır’ yazıyor. Veyahut ‘İzcilik kursu’ yazıyor. Ama buralarda izcilik, İngilizce öğrenmek adına hiçbir şey yapılmıyor. Burada misyonerlik faaliyeti yapılıyor. Bugün itibariyle İngilizce kursu, İzcilik kursu adı altında Türkiye’de 20 bine yakın yeraltı kilisesi mevcut.
SİNCAN MİSYONER KAYNIYOR
-Devletin bir yaptırımı olmuyor mu, olamaz mı bu mekanlara?
-Bunlar için emniyetin eli kolu bağlı, bir şey yapamıyor. Çünkü kağıt üzerinde İngilizce kursu gözüküyor. Neyin ne olduğunu bildiğiniz halde kapısına mühür vursanız başınıza daha büyük bela alıyorsunuz. O yeri açanlar bu defa diyor ki, Cumhuriyet Savcılığına ‘takipsizlik kararı alın, yoksa mahkemeye intikal ettireceğiz’. Onların da aradığı bu zaten. Önce yerel mahkemeye, olmadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmek olayı. AİHM’den çıkacak karar malum.. Bugün Sincan’da misyoner kaynıyor. 15 tane kilise var. İrtica hortluyor denilerek tankların yürütüldüğü Sincan’da.
VAKİT - 2 MART 2006 PERŞEMBE






