İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Tahran'dan nükleer teklif

Dünya
|

Türk firmalarını İran'daki nükleer projelere katılmaya da çağıran İran Büyükelçisi, Türkiye için asıl tehdidin ABD ve İsrail olduğunu öne sürdü. Büyükelçi, İsrail'in gizli tutulan Ulusal Güvenlik Belgesi'nde Türkiye'nin zayıf tutulması gerektiğinin yer aldığını, ABD'nin de uzun vadede Türkiye, İran ve Suudi Arabistan'ın bölünmesini istediğini öne sürdü.

Türk firmalarını İran'daki nükleer projelere katılmaya da çağıran İran Büyükelçisi, Türkiye için asıl tehdidin ABD ve İsrail olduğunu öne sürdü. Büyükelçi, İsrail'in gizli tutulan Ulusal Güvenlik Belgesi'nde Türkiye'nin zayıf tutulması gerektiğinin yer aldığını, ABD'nin de uzun vadede Türkiye, İran ve Suudi Arabistan'ın bölünmesini istediğini öne sürdü.


İran'ın Ankara Büyükelçisi Firuz Devletabadi , Tahran ve Ankara arasındaki köklü güven ilişkisine dikkat çekerek İran'ın nükleer projelerinde Türkiye'nin daha fazla rol almasını istediklerini söyledi. Devletabadi, nükleer zenginleştirme ve nükleer enerji yakıtı geliştirme projelerinin Türk topraklarında yapılması konusunda görüşmeye hazır olduklarını belirtti.

Devletabadi, Rusya ile anlaşma çabalarının sonuçsuz kalması üzerine Tahran'a görüşmelerde bulunmak üzere hareketi öncesinde The New Anatolian gazetesinin sorularını yanıtladı. Devletabadi, nükleer program konusunda Türkiye ile daha ileri işbirliğine hazır olduklarını vurguladı. İsrail ve ABD politikalarını eleştiren Firuz Devletabadi, Irak ve PKK gibi konularda Türkiye ve İran arasında uzlaşma bulunduğunu belirtti.

İran'ın nasıl güven verebileceği ve Türkiye'nin bunda rolü olup olmayacağı yönündeki soruyu Devletabadi şöyle yanıtladı:
''Biz şu anda güven oluşturmak için getirilen bazı önerilerin daha sonra tartışılabileceğini düşünüyoruz. Türkiye'ye daha çok güveniyoruz. Bildiğiniz gibi, tartışma nükleer zenginleştirme, nükleer yakıt geliştirmeyi içeriyor, ancak onunla sınırlı değil. Eğer bunlardan biri Türk topraklarında olursa, o bizim için daha iyi olur. Konunun teknik ve hukuki yönleri var ve ilerde uzmanlar tarafından ayrıntılarıyla tartışılabilir. Ancak biz Türkiye'nin bu sürece dahil olmasını tartışmaya hazırız. Aynı zamanda Türk tarafını ve firmalarını İran'daki nükleer projelerimize girmeye çağırıyoruz'' dedi.

Büyükelçi, Tahran'ın nükleer programın Türkiye için bir tehdit oluşturmayacağı yönünde garantileri bulunup bulunmadığına ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
Türkiye'ye güvence

''İran'ın nükleer programının askeri bir boyutu yok. Ülkelerimiz 2004 yılında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın ziyareti sırasında çok önemli bir güvenlik anlaşması imzaladı. Türkiye-İran sınırı geçen 1000 yıldan beri değişmeden kaldı. Atatürk zamanında İran bazı jeopolitik nitelikli sınır değişiklikleri yapılmasına razı oldu ki bu düzenlemeler Türkiye'yi Kafkaslar ve Orta Asya'ya açtı. PKK'ye karşı mücadelemizi de unutmayın. Tüm bunlardan sonra dünyada bu kadar güçlü bağları olan başka iki ülke söyleyebilir misiniz? Bunlar Türkiye ve İran'ın birbirleri için tehdit olmadığını gösterir. Türkiye için bundan daha iyi garanti olur mu?''


Devletabadi, Türkiye için asıl güvenlik sorunlarının İsrail ve ABD politikalarından kaynaklandığını söyleyerek ABD'nin Irak'ta güçlü olmasına karşın PKK konusunda bir adım atmadığını hatırlattı. ABD ve İsrail'in Irak'ta bir iç savaş olmasını hedeflediğini belirten Büyükelçi, İsrail'in gizli tutulan Ulusal Güvenlik Belgesi'nde Türkiye'nin zayıf tutulması gerektiğine dair belirlemeler olduğunu öne sürdü.

Devletabadi, İsrail'in kapalı kapılar ardından Türkiye'nin güçlenmesini engellemeye yönelik politikaları olduğunu, ABD'nin de bölgede güçlü bir Müslüman ülke istemediğini söyledi. Büyükelçi, ABD'nin uzun vadede Türkiye, İran ve Suudi Arabistan'ın bölünmesini öngören planlara sahip olduğunu iddia etti.

Firuz Devletabadi, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül 'ün söylediği iddia edilen, ancak daha sonra yalanlanan ''ABD Irak'tan çıkarsa Türkiye İran etkisine girebilir'' yönündeki sözler konusundaki görüşünü de açıkladı. Bu sözlerin Gül tarafından yalanlandığını kaydeden Devletabadi, İran'ın sözlerle ilgili Türkiye'den herhangi bir resmi açıklama istemediğini kaydetti.

CUMHURİYET  09.03.2006
AKRA