Öte yandan, aynı ABD Başkanı gelişmiş Amerikan nükleer teknolojisinden yararlanması amacıyla Hindistan'la tarihi bir nükleer anlaşma imzaladı. Bush, general Müşerref rejiminden 'teröre karşı savaşı' hızlandırmasını istemek için komşu Pakistan'a da gitti; ama nükleer ödül vermeksizin...
Economist dergisi, ABD'nin Hintli fizik uzmanlarına nükleer teknoloji kapılarını açmasını 'Amerikan nükleer cömertliği' diye niteledi. Belki öyle ama neden bu cömertlik hiçbir İslam ülkesini kapsamazken Hindistan'ı kapsıyor? Pakistan birkaç yıl önce nükleer programını bomba üretebilecek seviyeye getirince, düşmanı Hindistan'la nükleer denge sağladı ve iki ülke caydırıcılıkta eşit seviyeye ulaştı. Şimdi ise Amerikan nükleer 'cömertliği'yle, en azından nükleer gücün sivil kullanımı açısından denge yine bozuldu.
Çifte standart
ABD, diğer taraftan İran'ın nükleer programından kuşkulu. Oysa İran programın sadece barışçıl amaçlar için yürütüldüğünü belirtirtiyor. ABD ise Tahran'ın beş yıl içinde programını nükleer silah üretecek seviyede geliştirmek amaçlı bir planı olduğu savında.
Varsayalım bu kuşku doğru: Peki Washington'ın kullanıma hazır nükleer silah tersanesine sahip Hindistan'a teknolojik yardım kapısını açmasını nasıl anlamalıyız?
Bu Amerikan oyununun, 'ABD'nin nükleer haritaya İsrail'in güvenlik gözünden baktığı' dışında bir yorumu yok. Zira, Budist Hindistan Yahudi devletinin güvenliği için tehlikeli değil ama İslami İran, İsrail ile Arap dünyasının çekişmesinde taraf.
Uluslararası hukuka aykırı
İran'a uygulanan yöntem beş yıl öncesine kadar Pakistan'a da uygulanıyordu. ABD yönetimi nükleer programını bırakması için Pakistan'a baskı yapıyordu. 11 Eylül sonrasında ise 'ABD'nin nükleer programına göz yumması karşılığı Pakistan'ın teröre karşı savaşa girmesi'yle ilişkilerde yeni bir dönem açıldı. Ama, bu taktiksel konum Washington, Pakistan'ın sunduğu güvenlik yardımına ihtiyaç duymadığında veya Pakistan'ın başına teröre karşı savaşa muhalif bir yönetim geçerse değişecek.
Geriye Amerikan nükleer oyunundaki son gariplik kalıyor: Hindistan'a nükleer yardım anlaşması uluslararası hukuka açıkça aykırı. Çünkü Hindistan nükleer yayılmacılık yasağına dair uluslararası anlaşmayı imzalamadı. Bu anlaşmaya imza atan ülkelerin başındaki İran ise ABD'nin hedef tahtasında.
RADİKAL-15 MART 2006 ÇARŞAMBA






