Arap ve yabancı uydu kanallarının canlı yayından verdiği baskına, hapishanenin birçok kısmının yıkılması ve top atışlarının izlenmesine rağmen, Dörtlü Komisyon ve Uluslararası Topluluk adı verilen kurumlar nedense saldırıyı durdurtmak için kılını bile kıpırdatmadılar. Aynı saldırı İsrail’e karşı yapılsaydı Siyonist destekçileri bütün dünyayı ayağa kaldırırlardı.”
Arap ve yabancı uydu kanallarının canlı yayından verdiği baskına, hapishanenin birçok kısmının yıkılması ve top atışlarının izlenmesine karşın, Dörtlü Komisyon ve Uluslararası Topluluk adı verilen kurumlar, saldırıyı durdurtmak için hiç hareket etmediler. Bu da gösteriyor ki tüm devletler, özellikle de büyük güçler, ayarları Filistin ve İsraillilerle ilişkilerinde farklı iki ölçek kullanmaya devam ediyorlar.
İngiltere, bu sefer Amerika’yı da yanına alıp İsrail’le antlaşarak, ilk defa 15 Mayıs 1948’de uyguladığı metodunu tekrar etti. O tarihte İngiltere güçlerini Filistin’den çekmiş, askeri üslerini ve silah depolarını Yahudi militanlarına devretmişti. Ve kasıtlı çekilmesinden sadece 7 ay önce çıkarılan paylaştırma kararını da bilmezden gelmişti. Geçtiğimiz Salı günü de İngiltere Hükümeti, Amerikan Hükümeti ile beraber gözcülerini Eriha Hapishanesi’nden çekmek için zayıf bahanelerini ortaya koydular. Çekilmenin vakti İsrail’e bildirildikten sonra da, Filistin Halk Cephesi Genel Sekreteri Ahmet Seadât ve arkadaşlarından bazıları, Filistin eski güvenlik sorumlularından Fuad Şubeyki yakalandı.
İngiliz ve ABD’liler Hapishaneyi Anlaşmalı Terk Ettiler
Seadât, Şubeyki ve arkadaşları, Amerika ve İngiltere’nin ortak oluşturup uygulamaya koydukları, tutukluları İsrail güçlerinin saldırılarından koruma antlaşmasına istinaden 2002 yılında Ramallah’tan Eriha’ya nakledilmişlerdi. Ve o sırada Batı Yaka ‘Koruyucu Zırh’ isimli operasyonla tekrar işgal edilmişti. Olanlar gösteriyor ki, İngiliz ve Amerikan gözetmenler, görevlerini anlaşmalı olarak bıraktılar ve İsrail Ordusu’nun Eriha Hapishanesi’ne saldırmasından sadece 15 dakika önce hapishaneyi terk ettiler. Eriha Hapishanesi sınırları çerçevesinde geçtiğimiz Salı günü meydana gelen olaylar, tüm tariflerin, ahlaki ve uluslararası kanunların çiğnenmesi suçudur. İsrail Güçleri, onlarca araçla, buldozerlerle, zırhlılarla Eriha’yı bastılar, içindeki yüzlerce korumasız tutuklunun hayatını tehlike altına sokarak hapishaneyi bombaladılar. Gerçekten de bunlardan bazıları şehit düştü, bazıları da yaralandı. Sonra hapishanenin duvarlarından birkaçı ve tavanları operasyon sonucunda içindeki canların ne olacağına hiç aldırış edilmeden yıkılıyor. Ve İsrail Hükümeti, saldırının durdurulması için Arap ve yabancı çok sayıda arabulucu ülkenin varolduğu söylendiğinde kulaklarını tıkıyor, gözlerini kapatıyor. Askeri yetkililerin açıklamalarına göre operasyonun düzenlenmesinde tek amaç Seadât ve arkadaşlarının yakalanmasıydı. Ya da bu imkansızsa içindekilerle beraber hapishaneyi yıkmak!
Filistin ve İsrail’e Ayrı Muamele
Arap ve yabancı uydu kanallarının canlı yayından verdiği baskına, hapishanenin birçok kısmının yıkılması ve top atışlarının izlenmesine karşın, Dörtlü Komisyon ve Uluslararası Topluluk adı verilen kurumlar, saldırıyı durdurtmak için hiç hareket etmediler. Bu da gösteriyor ki tüm devletler, özellikle de büyük güçler, ayarları Filistin ve İsraillilerle ilişkilerinde farklı iki ölçek kullanmaya devam ediyorlar. Ve İsrail’in tüm saldırıları, sessizlikle karşılanıyor, ne bir eleştiri ne de bir kınama yapılıyor. Ancak Filistinliler’in mecbur kaldıkları için başvurdukları en ufak bir şiddet, terör sayılıyor ve Uluslararası Topluluk’un, bu savunma saldırısını tüm araçları ve imkanları ile durdurması üzerine vacip oluyor. Eriha Hapishanesi baskını ve Seadât, Şubeyki ve arkadaşlarının İsrail Güçleri tarafından yakalanması, silsile halinde verilecek cevapların önünü açmış olacak. Özellikle bölgede gerilim ve başarısızlık havası hakimken İsrail’in bu tedbirsiz saldırıya atılışı Kadima Partisi’nin hesabına siyasi nokta olarak kaydedilecek değil, siyasi puan olarak kaydedilecek. İsrail’in bu düşüncesiz atağı sonucunda bölgede uzun zamandır baskın olan sakinlik havası ve barış süreci tehdit altına girebilir.
Filistin’den Yayımlanan El-Quds Gazetesi, 15.03.2006
Arapça’dan çeviri: Defne Bayrak
VAKİT - 17 MART 2006 CUMA






