Türkiye, toplam sağlık harcamaları içinde başat konumda olan ve sağlık harcamalarının yarısına yakınını oluşturan ilaç harcamalarında dünya lideri oldu.
Araştırmaya göre, Türkiye'de 2005 yılında üretici fiyatları baz alındığında eczane satışlarına göre kişi başı ilaç tüketimi 93 dolar. Aynı yıl üretici fiyatlarıyla kişi başı ilaç tüketimi, İtalya, İspanya ve İngiltere'de 250, Almanya'da 325, Fransa'da 375, Japonya'da 480, ABD'de de 670 dolar. Türkiye'nin kişi başı ilaç tüketimi Avrupa ülkeleri Japonya ve ABD ile karşılaştırıldığında düşük gibi görünüyor. Ancak kişi başı ilaç tüketimi Meksika'da 70, Arjantin'de 50, Brezilya'da da 40 dolar. Türkiye kişi başına çok daha fazla ilaç tüketmekle beraber ulusal gelire oranla bakıldığında dünyada birinci konumuna yerleşiyor.
Verilere göre, Türkiye'de üretici fiyatlarıyla ilaç tüketiminin ulusal gelire oranı her yıl hızlı bir artış gösterdi. Bu oran 1996'da 0.93 iken 2005'te 1.93'e çıktı. Türkiye'nin 2005 yılındaki ilaç ve eczacılık ürünleri ithalatı 3 milyar dolara yaklaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranıysa yalnızca yüzde 8.5. Ulusötesi dev şirketler, Türk ilaç pazarının yüzde 65'ine hâkim ve her geçen yıl bu oran artıyor.
Tıp Kurumu'na göre, ilaç pazarındaki bu bağımlılığı azaltmanın yolu, ulusal politikaların yaşama geçirilmesi. Araştırmada, şöyle denildi: ''Bu politika ve stratejiler; ulusal çıkarlarımızı gözetmeli, ilaç üretimimizi teşvik etmeli, teknolojik yatırımları ve araştırma geliştirme etkinliklerini desteklemelidir. İlaçta kalite, fiyat ve pazarlama yönünden etkili bir denetim mekanizması oluşturulmalıdır. Ulusal ilaç pazarımız yabancı tekellerin güdümünden kurtarılmalıdır. İlaca ayırdığımız kaynakların toplum sağlığımızın geliştirilmesinde akılcı bir biçimde yönlendirilebilmesi için etkin ve verimli kullanımı temel hedef olmalıdır.''
CUMHURİYET - 20 MART 2006 PAZARTESİ






