İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

İsrail devleti ortaçağda yaşıyor

Dünya
|

İsrail devleti sorunları çözmek için yasalar yerine hep aynı yola başvurur: İşgal ve baskın.

İsrail devleti sorunları çözmek için yasalar yerine hep aynı yola başvurur: İşgal ve baskın.


Hayır, ortaçağdaki İsrail'den bahsetmiyorum. Çünkü o zamanlar İsrail diye bir şey yoktu. Birçok kişi bugün pazarlamasının sayesinde ve yaptıklarıyla dünyaca ünlü olan İsrail'in sadece yarım yüzyılı biraz aşkın sürelik geçmişi olduğunu unutuyor.

1948'den ve 1967'den sonra topraklarından uzaklaştırılan Filistinlilerin çoğu İsrail devletinden yaşlı. İsrail yeni yaratılmış, Filistin'in gövdesine oturtulmuş ve buranın yerlilerinin -yani Filistinlilerin- yitip gitmesi pahasına göçmenlerle doldurulmuş bir devlet.

O zaman "İsrail ortaçağda yaşıyor" derken neyi kastediyorum? İsrail kurulduğundan beri kendini küçük, barış yanlısı, barış isteyen bir sivil devlet olarak tanıtıyor. Ancak pratikte yaptıkları bu söylemden çok uzak şeyler. Yurttaşlarının üçte biri en temel haklarından bile yoksun olduğuna göre bu nasıl bir demokrasi? İsrail'in işgal altındaki Filistinlilere davranışı ve bazı Arap komşularına karşı tutumu medeni değil, çok ilkelce.

Tarihinin başlangıcından beri ayıp karnesi kabarık. Geçen gün İsrail tanklarının bastığı Eriha Cezaevi'nde yaşananları anımsayın. Yüzlerce tutuklunun hayatı tehlikeye atıldı o gün.

Kuruluşundan beri aynı

Tabii bu İsrail'in kuruluşundan beri takındığı tavrın tipik bir örneği: Diplomasi ve hukuk yerine zor ve şiddet kullanmak. Eğer bu cezaevindeki tutuklular İsrail'e karşı bir suç işledilerse yapılacak şey, İsraillilerse yasal yollardan iadesini istemek, Filistinli olmaları halinde ise onların Filistinliler tarafından yargılanmasını istemek. Ama İsrail bu yollara başvurmadı. Her zamanki gibi en iyi bildiği yola başvurdu: İşgal altına almak, tanklarla akın etmek.Bugün bu tavır içinde olanların yaptıklarının nasıl yanına kâr kaldığını ve bazı ülkelere dünyada nasıl ayrıcalık tanındığını anlamak kolay değil. Ama gerçek olan bir şey varsa İsrail'in yaptıkları her zaman yanına kâr kalıyor, bu ülkeye ayrıcalık tanınıyor.


On yıllardır kitle imha silahı üretip depoluyor ama kimse İsrail topraklarının uluslararası denetçiler tarafından incelenmesini bile istemiyor. Bu ülkenin nükleer tesisleri ve Nükleer Silahsızlanma Anlaşması'nı imzalamasının gerekliliği de aynı şekilde görmezden geliniyor. İsrail onyıllardır uluslararası yasaları ihlal ederek Filistin ve Arap topraklarını işgal altında tutuyor. Filistinli sivillere ve Arap komşularına saldırıyor ama kimse bu konuda bir şey yapmıyor.

Böyle haksızca ayrımcılık uygulayanlar, kendilerine ''davranma'' değil ''kötü davranma'' hakkını tanıyorlar. Medeni değil ilkel olma yoluna gidiyorlar.Eriha Cezaevi'nde yaşananlar sadece buradaki tutuklulara ve etraftaki sivillere zarar vermedi. Filistin Devlet Başkanı, Filistin Yönetimi ve tabii barış sürecinin bütünlüğüne, geçerliliğine de zarar verdi. Barış süreci İsrail'in bu konuya ciddi anlamda bağlı olmadığı için onyıllarca süreyle donduruldu.

AHMET Y. MECDUBİ  (Jordan Times, Ürdün, 17-18 Mart)


CUMHURİYET - 20 MART 2006 PAZARTESİ
AKRA