11 Eylül olayları, savaşı New York’un göbeğine taşıdığı için Amerikan ruhunu derin biçimde yaraladı, şimdi de 360 bin Amerikan vatandaşının dinlenmesi ‘yoksa asıl tehdit kendi içimizde mi’ sorusunun ortaya atılmasına yol açtı.
Irak Savaşı Irak’a darbe vurdu tamam da ABD’ye de büyük darbe vurdu, ülkenin psikolojisini bozdu fena halde... Paniklemiş durumda gözüken yönetim ise durumu nasıl toparlayacağını pek bilemiyor ve bana bu durumuyla Watergate skandalının son günlerindeki Beyaz Saray’ı ve Nixon’u hatırlatıyor. Bush’un sonunda yargılanabileceği fikri Amerika’nın fikir yapıcıları arasında telaffuz edilmeye başlandı. Özellikle Kongre ara seçiminden sonra (Kasım 2006) Kongre’de çoğunluğun Demokratlar’ın eline geçmesiyle ilginç gelişmeler yaşanabilir ABD’de, çünkü yargılama kararını Kongre verebiliyor ancak.
Bu arada ülke içinde 360 bin vatandaşını dinlemeye alan Amerikan yönetimi ilginç bir şekilde dış istihbaratta elektronik istihbarat toplama yöntemini terk etmek üzere değişim başlattı. CIA her ülkedeki ajanlarını, o ülkede fiilen bulunduracağı merkezde görevli yönlendirici ajan tarafından kontrol etme kararını aldı. İnsana dayalı istihbarata geçme kararı ise CIA’ye milyonlarca dolara mal olacak, çünkü bu yüzlerce ülkede yeni büro ve yeni görevliler tutmak mecburiyeti anlamına geliyor.
19.3.2006 / SERDAR TURGUT / AKŞAM






