İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Türkiye kuşatılıyor

Güncel
|

ABD eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman; “Gelecek bir yıl içinde Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini İran meselesi belirleyecek” diyor. Dün Irak’ı konuştuk, parçalandı. Bugün Suriye ve İran’ı konuşuyoruz. İkisi için de parçalanma senaryoları hazır. Yarın Türkiye’yi de konuşmak zorunda kalmayacak mıyız?

ABD eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman; “Gelecek bir yıl içinde Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini İran meselesi belirleyecek” diyor. Dün Irak’ı konuştuk, parçalandı. Bugün Suriye ve İran’ı konuşuyoruz. İkisi için de parçalanma senaryoları hazır. Yarın Türkiye’yi de konuşmak zorunda kalmayacak mıyız?

Almanya Başbakanı Angela Merkel; Başbakan Tayyip Erdoğan’ı arayıp, “Önce yaptırımlar uygulanacak. Ardından askeri harekat gelecek” diyerek İran’a durumun vahametini kavratmak için destek istiyor. ABD’nin BM Temsilcisi ve İran’a saldırı tezlerinin öncülerinden John Bolton, Rusya ve Çin’in direncine rağmen İran’a yönelik Ortak Bildiri’de anlaşmak üzere olduklarını söylüyor ve sert müeyyideleri haber veriyor.
Washington’da devam eden Türk-Amerikan Konseyi toplantılarının ana konusu İran’ın nükleer silahları ve ABD ile Türkiye’nin yaklaşımı. Toplantıda konuşan Genelkurmay Plan ve Prensipler Dairesi Başkanı Korgeneral Akın Zorlu, “Bölgemizde nükleer silahlara sahip ülke istemiyoruz” derken aynı toplantıda Pentagon’u temsil eden Koramiral Willam Sullivan, İran konusunda ABD ile Türkiye’nin aynı düşüncede olduğunu iddia ediyor. Bu arada, Türkiye’nin hassasiyetlerini bildiği halde, Karadeniz’de liderlik rolünü Türkiye’ye verdiklerini söyleme yüzsüzlüğünü gösteriyor.

Şu hale bakın! Giderek “Amerikan Gölü” haline getirilen Karadeniz’de inisiyatif almamız bile ABD’nin lütfuna muhtaç. Karadeniz meselesi bugün Türkiye’nin de içinde bulunduğu Atlantik İttifakı’nın Rusya’ya karşı yayılmasının bir aşaması olabilir ve Türkiye’nin çıkarlarıyla örtüştürülebilir. Ancak yakın çevremize bir göz attığımızda Türkiye’nin de hızla ABD’nin kuşatması altına girdiğini, çevrelendiğini düşünmemiz gerekmiyor mu?
İran’dan Akdeniz’e kadar bütün bölge ABD/İngiliz/İsrail denetimine girdiğinde, Bulgaristan ve Romanya’dan Ukrayna’ya, Gürcistan’a ve Hazar Denizi’ne kadar bütün bölge ABD nüfuzuna girdiğinde Türkiye’nin bir dış politika ya da güvenlik politikası olabilecek mi? Bugün rakip gördüğü, zararlı gördüğü komşularına yönelik tasfiye Türkiye’nin çıkarlarına uygun görülebilir.
İran’a müdahale, yaptırımlar, Güvenlik Konseyi’ndeki pazarlıklar sadece oyalama, dünyayı yeni bir krize hazırlama aşaması. 2003’te İran’la nükleer görüşmelere son veren neoconlar, daha o zamandan saldırıya kilitlendiler. Rusya-Çin-Hindistan arasındaki ilişki biçimine, ABD’nin bölgemize yönelik arsız müdahalelerine karşı gelişmekte olan dirence çok kez dikkat çektik. İran’ın kartlarının aslında hiç de zayıf olmadığına da... Bölgeyi ve İran’ı nasıl bir kriz bekliyor? Türkiye nasıl bir çatışmanın merkezinde kalacak? ABD’nin baskılarına direnebilecek mi? Yeni bir tezkere krizi yaşanabilir mi? İran’a saldırının artçı şoklarını yönetebilecek bir siyasi kadro var mı?

30.3.2006 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK
AKRA