Beyaz Saray’dan yayınlanan rapora göre; Amerikan yönetimi, geçtiğimiz 2005 yılında Hıristiyan cemiyetlere 2 milyar dolardan fazla bağışta bulundu. 16 Mart 2006 tarihli İngiliz gazetesi Guardian da, bu rakamın Amerikan yönetimi tarafından Hıristiyan cemiyetlere yapılan bağışların hepsini yansıtmadığını, AIDS ile mücadeleye tahsis edilen paralardan 4 milyar sterlinin kesilip ruhbanlara aktarıldığını yazdı.
Bu haberler, Amerika’nın içindeki sivil özgürlük kurumları ile yardım işlerinde çalışan özel çevrelerde öfkeye yol açtı. Öyle ki; bu çevreler, Bush yönetimini, Hıristiyanlaştırma hamlelerini yürüten Hıristiyan sağına kefil olma vaadinde bulunduğu suçlamalarında bulundular.
Hıristiyanlaştırma cemiyet ve kurumlarının oynadıkları role daha geniş bir bakış açısıyla bakarsak; merkezi Washington’da olan Amerikan NCRP Kurumu’nun ‘1998 Hayır İşlerinin Desteklenmesi’ sayımlarına göre; 1998 yılında yapılan 175 milyar dolarlık bağışların 19 milyar doları, sadece kiliseleri ve dini diğer faaliyetleri desteklemek için harcanmış. Tabii, bu faaliyetlerin arasında Hıristiyanlaştırma da yer alıyor.
İngiltere’de hayır kurumlarında dolaşan servetin hacmi ise 22 milyar dolar.
Hıristiyanlaştırma kurum ve cemiyetlerinin gördüğü aynı desteği, tabii ki radikal Yahudileştirme kurumları da görmektedir. Yahudiler de şu gibi isimler kullanmaktadırlar: ‘Kudüs’te Tapınak Sandığı’. Bu şekilde mübarek Mescidi Aksa’yı yıkıp, yerine tasarladıkları tapınaklarını dikmek istemekteler. Bu sandık, dünyanın dört bir yanındaki Yahudi, Hıristiyan ve İncil kurumlarından düzenli olarak yardım görmektedir. Dahası Amerika’nın içindeki Yahudi ve Amerikan kurumları, ülkedeki Müslümanlara baskı yapmakta; faaliyetlerini kısıtlamaya çalışmaktadırlar. ‘Amerika’nın Tavrının Arka Planındaki Tevratçılık’ isimli kitabı hazırlayan yazar İsmail El-Keylani, Amerika’da tam 250 Yahudi ve Hıristiyan kurumun, ülkede Müslümanların sayısının artmasını engellemek için ortak iş evrağı sunduklarını açıkladı. Bu haberler, daha önce defalarca ispatladığımız gerçekleri onaylıyor; Batı hükümetleri genel olarak dünyanın dört bir yanında Hıristiyanlaştırma faaliyetlerini desteklemek için kapı açıyor. Bunu da yardım ve hayır adı altında yürütüyorlar. Bu faaliyetler için tüm kolaylıkları, servetleri sunuyorlar ve bunun için siyasi örtü kullanıyorlar. Bunun yanında ‘İslâmî Hayır İşleri’nin önünü kesmek için de ellerinden geleni yapıyorlar ve bu hayırların ‘terör’ü finanse ettiğini iddia ediyorlar. Bazı batılı devletler, bu töhmet altında hayır kurumlarını kapattılar. Ve birçok ülkede de daha önce görülmemiş düzeyde, İslâmî hayır kurumlarına ve hayır faaliyetlerine yönelik baskılar görüldü. Bugün de İslâmî hayır işleri faaliyetleri felç edilmeye çalışılmaktadır. Bu garip bir ayırım ve rezalettir!
Bir taraftan çoğunluğu Müslüman yetimleri, dulları, ailelerinden ayrı kalmışları, felaketzedeleri, ölümcül hastalıklara yakalananları ya da açlıktan ölmek üzere olanları gözeten İslâmî hayır kurumlarına her türlü yol ve yöntemle baskı yapılıyor; diğer taraftan da, Müslümanlar arasında faaliyetlerini sürdürmeleri için Hıristiyanlaştırma kurumlarına sınırsız destek verilip, geniş kolaylıklar sağlanıyor.
Bosna’da, Kosova’da, Somali’de ve diğer Müslüman ülkelerde Müslümanlar sınav olurken tüm bu gerçekler ortaya çıktı. Bugün de yardım adı altında Darfur’da Hıristiyanlaştırma kurumları çalışmalarını sürdürüyorlar






