Amerikan yönetimi ‘İran’a yapacağı saldırıya yardımcı olacak bir Türk yönetimi’ arıyor, fakat ‘bunun sivil mi asker mi olabileceğine’ henüz karar verebilmiş değil... Yardımın ‘havaalanı açmak’ falan şeklinde ‘pasif’ mi, yoksa ‘fiilen saldırıya katılmak’ şeklinde ‘aktif’ mi olacağı da henüz dillendirilmiyor, çünkü belki Amerikan yönetimi bunu kendisi de henüz bilmiyor. Bakın, belki de gözdağı vermek için Kürt ayaklanması yeniden başlatıldı!
Çok pis bir dönemece geldik gene: Kıbrıs çıkarması kadar, Yunanistan’ın NATO’ya dönebilmesi kararı kadar, Irak saldırısı kadar nazik bir dönemeç.
Amerikan adaylarından birisi Müslüman kamuoyunu ve seçmenini kolladığı için, ötekisi de kamuoyu ve seçmen endişesi bulunmamakla birlikte bir Kürt devletine asla izin vermeyeceği için, Amerikan politikası zorda...
Çünkü ‘Türkiye’nin demokratik ve ılımlı İslam modelinin Ortadoğu’ya örnek olması’ projesi iki seksen yatacak o zaman! Ama, Arap ve Acem dünyasının Türkiye’yi asla kendine örnek almayacağını, bunun Ortadoğu uzmanı geçinen birkaç CIA'ın hayal ürünü olduğunu da anladılar Amerikan yetkilileri! Hep birlikte çok pis bir noktadayız. Onlar da, biz de.
Fakat boyun eğer de savaşa girersek bu kez ne olur, ben size söyleyeyim: Dolar 3 YTL, Avro da 5 YTL olur. Kürdistan Devleti de kurulur. AKP ya da onun mirasçısı olacak bir parti de ilk serbest seçimde 500 milletvekiliyle bu kez ‘sağlama’ gelir.
Peki, ‘Amerika Kıbrıs’ta bize ılımlı baksa, Kürt devletinden vazgeçse, onu ezmek için bize izin de verse, bunun diyeti olarak İran savaşına girelim mi?’...
Değer mi, bu serüvene atılmaya değer mi sevgili çılgın Türkler? Günü kurtarmak için geleceği batırmaya değer mi? Enver’i de buna benzer bir tuzağa düşürmemişler miydi Almanlar?
4.4.2006 / ENGİN ARDIÇ / AKŞAM






