İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Türkiye’de iç savaş çıkar mı?

Güncel
|

Anglo/Amerikan cephe, etnik çatışmayı provoke edip “Yeni Ortadoğu” dizaynı için, Türkiye üzerindeki hedeflerini gerçekleştirme yoluna gidebilir mi? Güneydoğu’dan İstanbul’a kadar uzanan “klasik terör” örnekleri zamanla Kuzey Irak sınırından Karadeniz’e kadar yayılabilir mi?

Anglo/Amerikan cephe, etnik çatışmayı provoke edip “Yeni Ortadoğu” dizaynı için, Türkiye üzerindeki hedeflerini gerçekleştirme yoluna gidebilir mi? Güneydoğu’dan İstanbul’a kadar uzanan “klasik terör” örnekleri zamanla Kuzey Irak sınırından Karadeniz’e kadar yayılabilir mi?

Etrafımızdaki ülkeler hızla çözülüyor. Irak, işgal sonrası etnik savaştan mezhep krizine kadar, çatışmanın her türünü yaşıyor. Suriye, Kamışlı örneği dışında, Nusayri, Sünni Araplar ile Dürziler gibi farklı ayrıştırma politikalarına muhatap. S. Arabistan ve Körfez ülkelerinde Şii-Sünni ayrışma çizgileri kalınlaşıyor. İran, topyekün bir savaşla karşı karşıya. Ülke nüfusunun yüzde 7’sini oluşturan Kürtler açıktan bir savaş yürütüyor. Irak işgalinden sonra (2004’ten itibaren) ABD desteğiyle harekete geçen “Özgür Kürdistan Hareketi” geçen ay 24 İran askerini öldürdü. Araplar, Sünniler ve Azerileri hareketlendirmeye yönelik çalışmalar yapılıyor. İran’ın birçok bölgesi (Huzistan ve Belucistan) bombalarla sarsılıyor, ABD/İngiliz istihbaratının terör eylemleriyle boğuşuyor. Karadeniz’in kuzeyi ve Kafkaslar çok yakında Anglo-Amerikan blok ile Asyalı güçler arasındaki çatışmanın sıcak cephelerine dönüşecek, küçük ve orta ölçekli onlarca kriz, iç çatışma örnekleri göreceğiz.

“Çevre”sindeki derin çözülme ve bölünme fırtınasının ortasında kalan Türkiye’yi nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye’nin bunların dışında kalacağını, Batılı siyasi ve askeri kurumlarına ortaklığının ve geleneksel ittifak ilişkilerinin Türkiye’yi bu fırtınanın dışında tutacağını sananlar gerçekten yanılıyor ve çok yanlış hesaplar yapıyor. Soğuk Savaş çoktan sona erdi. Yepyeni bir dünyadayız. Korkunç derecede acımasız, arsız, açgözlü ve hiçbir ülkenin geleneksel dostluğunun para etmediği bir dünya bu. Her ülke hesabını kendine göre yapmak, kendi gerçekleriyle ayakta durmanın yolunu bulmak zorunda. 21. yüzyıla geçemedik, 19. yüzyıla geri döndük...

İran’a muhtemel saldırı, Türkiye topraklarındaki bu süreci hızlandıracak ve bir anda kendimizi iç savaşın eşiğinde bulacağız. “İran bölgesel rakibimiz, burnu sürtülsün ve biz rahatlayalım” diyenler bir adım sonrasına bakabilmeli… İran’a saldırıdan, Suriye rehin alındıktan sonraki hedef Türkiye. O zaman görün etnik çatışmaları bu ülkede. Nihai hesaplaşma o zaman kendini gösterecek.
Bu ülkede halkın yüzde 95’i İran’a ve Suriye’ye yönelik Amerikan/İngiliz/İsrail saldırısına karşı iken, bölgenin nasıl bir tehdit altında olduğunu görmüşken, çatışma yerine uzlaşmayı ve kardeşliği öncelerken bazı aklı evveller şimdiden İran’a saldırıyı pazarlamaya başladı. Bir adım sonrasını gördükleri yok. Bir adım sonrasının, İran’ın parçalanmasının İstanbul sokaklarını kan gölüne çevirecek çatışmalar demek olduğunu kavrayamıyorlar. Kavramak istemiyorlar.

5.4.2006 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK
AKRA