1994-2002 yılları arasında iki dönem PDS milletvekili olarak Alman parlamentosunda da bulunan yazar-araştırmacı Winfried Wolf , Amerikan müdahalesinin asıl amacının İran'daki ucuz enerji hattını devreden çıkarmak olduğunu belirtti. Cumhuriyet'in sorularını yanıtlayan sosyalist politikacı, İran'la karşılaştırıldığında zaten pahalıya mal olan Bakû-Ceyhan hattından petrol naklinin de pahalıya çıkacağını, o nedenle Bush yönetiminin öncelikle bu hattı vurmak zorunda kalacağını savundu.
Winfried Wolf, 11 Eylül'den çok önce, daha 2000 yılında, ABD Temsilciler Meclisi Asya ve Pasifik Alt Komisyonu toplantılarında konunun tartışıldığını, bunların tutanaklardan da rahatça izlenebileceğini belirtti. Winfried, burada özellikle Orta Asya'da ortaya çıkan yeni ülkelerin büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olduğunun vurgulandığına işaret etti.
Kitap ve makaleleri Türkçe dahil birçok dile çevrilen Alman araştırmacı, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'ın Rusya'dan bağımsızlığının ve Batı'ya olan bağımlılığının güçlendirilmesi için Washington'ın büyük çaba harcadığını kaydediyor ve şu görüşleri dile getiriyor:
''ABD'nin hedefi, bölgedeki petrol ve doğalgaz nakil hatları üzerindeki Rus tekelinin kırılması, İran'dan geçmeyen bir Doğu-Batı petrol hattının işletmeye açılması, enerji üreticilerinin sayısını arttırarak Batı'ya enerji ikmalinin garantilenmesiydi. ABD, öncelikle bölge üzerinde tek bir ülkenin denetim kurmasını engellemek istiyor.''
Rus tekeli kırıldı
11 Eylül öncesi saptanan bütün bu hedeflere ulaşıldığını ve bölgedeki yeni ülkelerin küçük enerji merkezleri halinde bağımsızlıklarının yanı sıra Batı'ya bağlanmalarının sistematik olarak desteklendiğini kaydeden Winfried Wolf, Amerikan üslerinin yardımıyla bölgedeki enerji hatları üzerindeki Rus tekelinin, çok pahalıya mal olan Bakû-Ceyhan hattı üzerinden kırıldığını hatırlattı. Wolf, şu değerlendirmeyi yaptı:
''Bakû-Tiflis-Ceyhan petrol hattı ile dünyanın en önemli petrol alanı konumundaki Hazar Denizi'nden gelen petrol, Rus ve İran topraklarına girmeksizin, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden doğrudan Batı'ya aktarılabiliyor. Sonuçta, 'bu bölgedeki tek bir ülkenin denetim kurmasının' engellenmesi gerekiyordu. İran, hem dünyanın en önemli petrol bölgesi olan Basra Körfezi'nde, hem de dünyanın ikinci en önemli petrol bölgesi Hazar Denizi'nde var olan bir ülkedir.''
Wolf, sözlerini şu saptamayla tamamlıyor:
''İran'a karşı savaş durumunda, gerçi Amerikan savaş uçakları İran atom teknolojisinin muhtemel merkezlerini vuracaktır. Ama bu jetler, öncelikle İran'daki petrol nakil hatlarını imha edeceklerdir.''
CUMHURİYET - 7 NİSAN 2006 CUMA





