Çağrıcı, “Daha huzurlu, daha mutlu, ayrılıklardan, gayrılıklardan arınmış bir ortamda, annelerin evlatları için ağıt yakmadığı bir ülkede yaşamak istiyorsak, birlik ve beraberlik içinde dostça, kardeşçe yan yana gelerek, Peygamber Efendimiz'in nurlu yolundan gitmeliyiz” şeklinde konuştu. “Biz, birlik ve beraberlik içinde dünya tarihinin en büyük medeniyetini kurmuş bir neslin evlatlarıyız” diyen Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: “Ya yer yüzünde aşağılanan, horlanan, sömürülen, üzerine çizgi çekilen bir hiç olacağız veya onurumuzla tarihi kimliğimizi, kişiliğimizi dimdik ayakta tutarak, çağlar boyunca yaptığımız gibi dünyanın dört bir yanına medeniyetimizin güzelliklerini, erdemlerini taşıyacağız.”
Peygamber Efendimiz'in kişiliği hakkında yeteri bilgiye sahip olunmamasından yakınan Çağrıcı, Peygamber Efendimiz'i anlatan kitapların yok sattığına işaret ederek, “O’nu daha çok anlatmalı ve daha çok yazmalıyız. Onun güzel ahlakını, güzel hayatını iyi irdelemeliyiz. Anlamalıyız ki anlatabilelim” diye konuştu.
15 yıldır Kutlu Doğum Haftası'nın coşkulu bir şekilde kutlandığını ve bu güzel geleneğin nesiller boyu sürdürülmesi gerektiğini anlatan Çağrıcı, konuşmasını şöyle tamamladı: “Millet olarak kalıcı değerleri, Hz. Muhammed’in öğrettiği nurlu yola borçluyuz. Asırlar boyunca ihtiramla yerine getirdiğimiz gönül borcumuzu en güzel şekilde yerine getirmeye devam etmeliyiz. İnanıyorum ki, bu tarihi misyonu geleceğe kolaylıkla taşıyabiliriz. Yeterki O Kutlu Elçi'nin nurlu yolundaki birlikteliğimizin bozulmasına fırsat vermeyelim.”






