İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Nükleer enerji: Büyük halkın övüncü

Dünya
|

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın önceki gün mukaddes alanda toplanan vatandaşların huzurunda açıkladığı İran’ın barışçıl amaçlar için Uranyum zenginleştirmeyi başardığı haberi, dünyadaki nükleer enerjinin tekelleşme dönemlerine son verdi.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın önceki gün mukaddes alanda toplanan vatandaşların huzurunda açıkladığı İran’ın barışçıl amaçlar için Uranyum zenginleştirmeyi başardığı haberi, dünyadaki nükleer enerjinin tekelleşme dönemlerine son verdi.


İran bu büyük başarıyı süper güçlerin özellikle de ABD’nin baskılarına uzun yıllar maruz kaldığı bir zamanda gerçekleştirdi. Son saatlere kadar George Bush da dahil bu ülkenin liderleri, ‘İran nükleer teknolojiye ulaşmamalı ve bizler gerekli önlemleri alacağız’ yollu sözleri tekrarlayıp duruyorlardı. İran halkı, Cumhurbaşkanı Dr. Ahmedinejad’ın, İmam Rıza’nın temiz türbesinden halka İran nükleer programıyla ilgili sevindirici haberler vereceğini açıkladığı vakit; bu vaadin sevincini dile getirdiler. Bu vaat uzmanlarımızın nükleer bilimlerde büyük bir başarı gösterdiğine işaret ediyor. Ahmedinejad’ın İran’ın son haftalarda barışçıl nükleer programından vazgeçmesi için bazı uluslararası güçler tarafından gelen yoğun baskılara maruz kaldığı bir zamanda, kutsal alanda vatandaşların huzurunda nükleer teknolojiye ulaşma hedefiyle araştırmaların süreceğini vurgulaması, İran’ın halkının çıkarları konusunda ve barışçıl nükleer teknolojiyi elde etmekte kararlı olduğunu teyit ediyor.

İran su kaynakları sınırlı yarı kurak bir ülke. Organik enerji kaynaklarına sahip olmasına rağmen bu kaynaklar sınırlı ve bu yüzden İran, zorunlu ekonomik büyümesi ışığında daha fazla enerji kaynaklarına muhtaç. Tahran yıllardır nükleer tesislerinde kullanmak için uranyum zenginleştirmek amacıyla nükleer bilimlere ulaşma yolunda kendi enerjilerine dayanmayı düşündü.

İran NPT adıyla bilinen nükleer silahların üretimi ve yayılmasının yasaklanması sözleşmesine üye ülkelerden birisi ve bu sözleşme kendi üyelerine barışçıl amaçlarla nükleer enerji üretmelerine izin veriyor. İran nükleer merkezlerine yönelik süre gelen denetimler ve Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü Baraday’ın teyitleri Tahran’ın sözleşme metni dışına çıkmadığını gözler önüne seriyor. Yapılan ve halen de Atom Enerjisi Kurumunca devam eden denetimlerin ortaya koyduğu gerçek bu. İran, nükleer programı etrafındaki Amerikan ve bazı Batılı ülkelerin yalanlarına rağmen, dünya özellikle de bölge kamuoyunun nükleer programının barışçıllığına dair güvenini güçlendirmeye çalıştı. İran, denetçilere nükleer tesislerinin kapılarını açtığı gibi benzeri başka tesisleri de denetleme izni verdi. Amerika ve Avrupa da dahil, uluslararası araştırma merkezlerinin itiraf ettikleri üzere İran zorunlu ekonomik büyümesi ve genç nüfusu gereği atom enerjisi de dahil farklı modern enerji kaynaklarını kullanmak zorunda. İran bugün enerji ihtiyacının bir kısmını temin etmek için 120 milyon metreküp gaz tüketiyor ve 2016 yılında bu tüketim hacmi 296 milyon metreküpe varacak. İran şu ana kadar sadece Buşeher’de tek nükleer santral inşasına başladı. Kullanımı tamamlandığı vakit İran’ın ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin sadece yüzde 3’ünü temin edecek. Oysa ABD’de elektrik enerjisinin yüzde 20’si nükleer santrallardan sağlanıyor. Fransa’da bu oran yüzde 71, Japonya’da yüzde 27, Almanya’da yüzde 28, Rusya’da yüzde 15, Güney Kore’de yüzde 40 ve İngiltere’de yüzde 23. İran, Şûra meclisinin önümüzdeki yirmi yıl zarfında nükleer santrallarda 20 bin mw elektrik temin edilmesine onay veren programını gerçekleştirdiği taktirde, nükleer santrallardan sadece yüzde 15’lik bir elektrik üretme imkanına sahip olacak. Bu oran bile başka ülkelere kıyasla oldukça düşük kalacaktır.

MUSİB NAİMİ   (İran’da yayımlanan El Vifak gazetesi, 12 Nisan 2006)

Arapça’dan çeviri: Halil Çelik 


VAKİT  14.04.2006
AKRA