Kutlu Doğum Haftası kapsamında, Hz. Peygamber ve diğer kutlu önderlerin anıldığını belirten Bardakoğlu, onların ışığının zayıfladığı, azaldığı yerlerde insanların, hep ihtiraslar, bencillikler içinde boğulup kaldıklarını söyledi.
Bardakoğlu, özellikle toplumsal huzurun sarsıntıya uğradığı, insanların birbirine güveninin zayıfladığı bu günlerde, o kutlu önderlerin davetine, sevgisine daha fazla ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Bardakoğlu, insanlar arasındaki birlik, dirlik ve düzenin Hz. Muhammed'in rahmetini anlamakla daha da güçleneceğini ifade etti.
Bardakoğlu, ''Toplumsal birliğimiz, dirliğimiz, huzurumuz için dinin bu birleştirici gücünden azami ölçüde yararlanmalıyız. Aramızdaki kin ve nefret tohumlarını gidermeliyiz. Artık aynı toprakta, aynı tarihi, aynı hatırayı, aynı dini, aynı yüce değerleri paylaşan insanlar olarak, omuz omuza verebilmeli, ellerimizi, gönüllerimizi birleştirebilmeliyiz'' diye konuştu.
''Dini özgürlükler kısıtlanabilir mi'' sorusu üzerine Bardakoğlu, ''O ayrı konu'' dedi. Bu yöndeki ısrarlı sorular üzerine Bardakoğlu, bu konuları, aydınlar, yazarlar, düşünürler, siyasiler, devlet adamları ve köşe yazarlarının konuşabileceklerini, bunun entelektüel bir tartışma olduğunu söyledi.
Bardakoğlu, ''Bu tartışmalardan inanıyorum ki ortak akıl çıkacaktır. Herkes bu konuları konuşur, havuzda su birikir, biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, gerekiyorsa ondan sonra açıklama yaparız'' dedi.






