İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Londra’nın doğusunda bir İslâm cumhuriyeti

Dünya
|

İngiltere’nin Newham şehrinde Müslümanlar, dinlerini özgürce yaşamanın tadını çıkarıyorlar. Ne baskı, ne zorbalık, ne de kamusal yasak var. Büyük çoğunluğu Pakistan asıllı Müslümanlar, elbise tercihlerine varıncaya kadar geleneklerini sürdürüyorlar. Yolları üzerindeki metro hattında Amerikan Başkanı Bush’la alay eden afişler asılı. Sokaklar başörtülü bayanlarla, helal yiyecek satan

İngiltere’nin Newham şehrinde Müslümanlar, dinlerini özgürce yaşamanın tadını çıkarıyorlar. Ne baskı, ne zorbalık, ne de kamusal yasak var. Büyük çoğunluğu Pakistan asıllı Müslümanlar, elbise tercihlerine varıncaya kadar geleneklerini sürdürüyorlar. Yolları üzerindeki metro hattında Amerikan Başkanı Bush’la alay eden afişler asılı. Sokaklar başörtülü bayanlarla, helal yiyecek satan dükkanlarla dolu.

Ülkemizdeki başörtülü kızların eğitim hakkı engellenirken, mütedeyyin insanlar da kanunda olmayan kamusal yasaklarla rencide edilirken, bazı Batı ülkelerinin birçok şehrinde İslâm cumhuriyetini aratmayan görüntü ve yaşantılar dikkati çekiyor.

Sokaklar tesettürlü bayanlarla dolu, gençler helal yemek satan lokantaları dolduruyorlar. Duvarlar, ilahi afişleriyle kaplı... Burası Kahire, İslâmabad ya da Tahran değil. Aksine İngiltere’nin başkenti Londra’nın doğusundaki Newham şehrindeyiz. Çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bu şehirde dinî ve sosyal âdetler İslâm’a uygun yaşanıyor. Kısacası bu şehir tam bir İslâm cumhuriyeti özelliği taşıyor.

Yeşil metro tünel hattının Newham yönüne giden Ebten Barak İstasyonu’nda iki ilân asılı. Bunlardan ilki; çantalarını bırakarak şüphe uyandırmamaları hususunda yolculara yapılan uyarı ilânı. Diğeri ise Amerikan Başkanı George W. Bush ile alay eden ilân. Yeşil hattaki bu ilânlardan ilki, ülkede 7 Temmuz 2005’te meydana gelen patlamalara istinaden asılmış, ikincisi ise varlıklılardan vergi toplayan özel bir şirket tarafından hazırlanmış. Bu ilân, çoğunluğu Müslüman olan yolcuların uzun yolculuklarını hafifleten, Amerikan Başkanı ile alay eden bir afiş.

Bush’un resminin de bulunduğu afişte şöyle yazılı: ‘Vergileri azaltmanın en iyi yolu işi ehline bırakmak.’ Bir diğer deyişle Amerikan Başkanı’nın Amerikan siyaseti ve dünya ülkeleriyle oynadığı gibi oynamalı ve onun gibi kurnazlık yapmalı.


HELAL YİYECEK SATAN DÜKKANLARA RAĞBET VAR
Ebten Barak Metro İstasyonu’nun çıkışında da ‘Biz sıradan insanlarız ve siyasetten, sorunlarından uzak dinimizi uygulamak istiyoruz’ ibaresi yazılı.

Green Street sokaklarında dolaşan çoğunluğu Pakistan asıllı halk, şehirde Müslüman azınlığın tam özgürlük içinde yaşadığı imajı veriyor. Şehir, helal yiyeceklerin satıldığı dükkanlarla, geleneksel Pakistan ve Hindistan giysileriyle dolaşan Müslüman vatandaşlarla dolu. Başörtülü bayanlar öylesine çok ki; kendinizi İslâm ülkelerinden bir tanesinde sanıyorsunuz.


YASAK YOK DİNÎ ÖZGÜRLÜK VAR
Newham sakinlerinin yüzde 70’ini Pakistan ve Hindistan asıllı Müslümanlar oluşturuyor. Kalanlar ise Güney Afrika ve Somali’den. Şehirdeki Hıristiyanlar da Afrika’nın başka ülkelerinden. Beyaz ırk ya da İngilizlerin şehirdeki oranı ise yüzde 20’yi aşmıyor.

Ülkeye 25 yıl önce gelen, Newham’daki caminin imamı Pakistan asıllı Şeyh Muhammed Yusuf Razi, Müslümanların rahatlıkla ibadetlerini eda edebildiklerini, kendilerini asıl ülkelerinde hissettiklerini dile getirdi.


BAŞÖRTÜLÜLER OKULLARINA RAHATÇA GİDEBİLİYOR
İslâmonline Sitesi’nin verdiği habere göre; helal yiyecek satan dükkanlar Müslüman gençlerle dolu. Gençler İngiltere’de yaşamalarına rağmen dinlerine, gelenek ve göreneklerine bağlı kalmayı başarmışlar.

Newham şehrinde tesettür, hiçbir şekilde sorun teşkil etmiyor. Öğrenciler başörtüleriyle rahatça okula gidebiliyorlar. Şehir belediyesi de Müslüman genç erkeklere ve başörtülü bayanlara kolaylıklar gösteriyor, iş imkânı veriyor.


VAKİT  17.04.2006
AKRA