Amerika, İran’ı terörist bir ülke olmakla suçluyor ve nükleer enerjiye sahip olması ihtimaline şiddetle karşı çıkıyor. Hindistan ve İsrail’in atom bombasına sahip olmasına destek veriyor ama İran’ın böyle bir silaha sahip olma fikri bile Amerikan yönetimini çileden çıkarmaya yetiyor. Tam bir çifte standart değil mi? Sadece burada mı çifte standart? Terörün tanımından, teröristin kimliğine kadar her alanda Washington’ın aynı çifte standartı sözkonusu. Nasıl mı? Anlatalım Haziran 1978’de bir Küba Hava Yolları uçağı havada infilak etti. 73 kişi feci şekilde can verdi. Olayın terörist bir eylem olduğu anlaşıldı ve olayın planlayıcısının Latin Amerikalı bir terörist Luis Posada Carriles olduğu anlaşıldı.
Ayrıca, Posada’nın terörist eylem öncesi “Bir Küba uçağını düşüreceğiz” sözlerinin CIA tarafından kaydedilmesine rağmen Küba’nın terörist tehdite karşı uyarılmadığı da ortaya çıktı.
Soruşturma derinleştikçe Venezüella’nın başkenti Caracas’taki Amerikan Elçiliği’nin uçağa bomba koyan Venezüella’lılardan biriyle yakın ilişki içinde olduğu ve Amerika’nın olaydan 5 gün önce bölge terörünün önde gelen ismi Carriles’le yakın ilişki içinde olduğunu bilmesine rağmen ABD’ye giriş vizesi verdiği ortaya çıktı. Amerika, Luis Posada Carriles’in üzerine hiç gitmedi. Hatta ona Amerika’ya giriş izni verdi, yıllarca korudu. Çünkü o, Amerika’nın Nikaragua’ya karşı giriştiği kirli savaşın önemli isimlerinden biriydi. CIA’nin kullandığı bir teröristti. Çifte standart budur. Bu “Benim teröristim iyidir” anlayışının tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmesidir.
Aynı tavır, şimdi İran’a karşı sözkonusu. Bu işleri biraz sorgular üstüne giderseniz, bir anda anti-semitik ilan edilirsiniz. Çünkü, bunlar kamuoyu önünde tartışılması istenmeyen konulardır. Amerikan çıkarları için bugün müslümanların terörist kimliğiyle öne çıkarılması önem taşır. O yüzden Bush’un bir tek gün Küba uçağında ölen insanların hesabını sorduğunu duymazsınız. Çünkü, terörist Amerika’nın çıkarları için çalışıyorsa, iyi bir teröristtir. Amerika’nın işgali, darbesi, bombası dünya barışı için atılmış bir adımdır. Yerseniz.
16.4.2006 / ERGUN BABAHAN / SABAH






