Aynı tarihlerde Ankara’ya gelen George Bush’un Güvenlik Danışman Stephen Hadley de, “İsrail’in güvenliği için Irak’ta kalmalıyız. Özgürlük operasyonu Suriye ve İran’a genişletilmeli” demişti. 2005’in ortasından bugüne kadar Ankara’ya gelen ABD’li yetkililerin temaslarının ağırlık noktası hep “İran tehdidi” oldu. Tahran’a karşı uygulanacak senaryoda ABD’nin Türkiye’ye ihtiyacı olmadığı tezleri, aslında bir nevi psikolojik operasyon. Askeri harekat, psikolojik harekat, saldırı sonrası oluşacak şok dalgalarının kontrolü için Türkiye bütün senaryoların merkezinde ve öyle olmaya devam edecek…
Güneydoğu’dan Doğu Anadolu/Karadeniz’e yayılan güvenlik eksenli gelişmeleri çok daha dikkatle izlemek durumundayız. Çünkü hemen hepsinin bir şekilde İran kriziyle bağlantısı var. Mesela, İsrailli komandolar bölgede ne amaçla eğitim yapacak? Kuzey Irak’ta üstlendikleri rolü devam ettirmek ya da aynı rolü bu sefer İran topraklarında üstlenmek için mi? Halutz’un bu talebi dikkatlerimizi Hakkari’ye çevirmişken, ABD’nin Yüksekova’da askeri üs inşa ettiğine dair bir iddia atıldı ortaya…
Aynı iddialar uzun zamandır Urla için de var. ABD’nin üs çalışması yaptığı, evler kiralandığı söyleniyor. ABD’nin, Irak işgalinden bu yana kullandığı İskenderun limanı ile birlikte, Ege ve Akdeniz kıyılarında üç deniz üssü üzerine yoğunlaştığı, İskenderun ve Urla’nın yanısıra Mordoğan’ın da seçenekler arasında bulunduğu söyleniyor. Şöyle bir Türkiye haritası düşünelim: Irak işgaliyle güney sınırının bir kısmı kapatıldı. Şimdi bir “garnizon devlet” kuruluyor. Kuzey-Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Suriye sınırı boyunca bütün bölgeyi istediler. Tampon bölge oluşturup. bütün güney sınırımızı onlar denetleyecekti. 1 Mart Tezkeresi’yle suya düştü. Şimdi Suriye’yi parçalayarak bunu başarmaya çalışıyorlar. Karadeniz’e yerleşiyorlar. Kuzey komşularımızla ilişkimiz onların kontrolüne girecek. İran’a saldırıp doğu sınırlarımıza da yerleşecekler. Ermenistan eliyle Orta Asya kapısını kapattılar. İran üzerinden Orta Asya’ya yılda 70 bin TIR gönderiyoruz. Dicle/Fırat suları ABD/İngiliz kontrolüne girdiği gibi Orta Asya ile bağlantımız da onların eline geçiyor. Balkanlar’da Romanya ve Bulgaristan’ı eklersek, Türkiye’nin dört tarafının ABD tarafından denetlendiğini görürüz..
Kandil Dağı’ndan İran’a saldırılar yapan Özgür Kürdistan Hareketi PEJAK’ı ABD İran’a saldırtıyor. Terör örgütleriyle çalışıyor. Bunlar da yalan değil mi? Türkiye’nin nefes alacak neresi kaldı? Yarını düşünün! Bu hamaset değil. ABD’nin Irak işgali kadar gerçek...
18.4.2006 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK






