İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Adı ölüm deresi!

Türkiye
|

Kastamonu'nun Küre ilçesinde bakır madeni üreten tesislerden bırakıldığı iddia edilen zehirli atıklar sebebiyle Özlüce Çayı'nda artık canlı yaşamadığı öne sürüldü.

Kastamonu'nun Küre ilçesinde bakır madeni üreten tesislerden bırakıldığı iddia edilen zehirli atıklar sebebiyle Özlüce Çayı'nda artık canlı yaşamadığı öne sürüldü.


Kastamonu'nun Küre ilçesinde bakır madeni üreten tesislerden bırakıldığı iddia edilen zehirli atıklar sebebiyle Özlüce Çayı'nda artık canlı yaşamadığı öne sürüldü. Özlüce köyü sakinleri, Küre'de 1988'de kurulan ve 2 yıl önce özelleştirilerek adı değiştirilen maden tesisinin, kurulduğu günden bu yana çevreye zarar verdiğini savundular.

Köy Muhtarı Cemal Öveç, maden atıkları sebebiyle çayda artık tek canlının yaşamadığını öne sürdü.

Zehirli atıklar sebebiyle Karadeniz'e dökülen Özlüce Çayı'nın sularının da karardığını ifade eden Öveç, şöyle konuştu:


KUŞLAR, KURBAĞALAR ÖLÜYOR
Özlüce Köyü Muhtarı Cemal Öveç, "Balıklar, kurbağalar, çaydan su içen kuşlar bile öldü" derken; Kastamonu Çevre ve Orman Müdürü İsmail Menteş, "Şirketi 3 yıldır uyarıyoruz" şeklinde konuştu.

''Bu denizdeki balıkları bile etkiliyor. Balıkçılarımızın kalkan balığı ağları, birkaç gün denizde durduğu için simsiyah çıkıyor. Son yıllarda yöremizde kanser vakalarında da artış oldu. Atıklar halkımızın sağlığını ve turizmimizi ciddi biçimde tehdit ediyor. Tüm girişimlerimize rağmen bu konuda sonuç alamadık. Tedbir alınmasını istiyoruz.'' Öveç, Özlüce Çayı'ndaki kirliliğin belirlenmesi için Orman ve Çevre Müdürlüğü'nce birçok defa sudan numune alındığını ve yapılan tahlillerde kimyasal madde, kurşun ve katı maddeye rastlandığını, uyarılara rağmen maden şirketinin tedbir almadığını öne sürdü.


ŞİRKET, İDDİALARI KABUL ETMEDİ
İddiaları kabul etmeyen şirket yetkilileri ise atık suların arıtılarak çaya gönderildiğini, Küre Belediyesi'nce Özlüce Çayı'na çöplerin atıldığını, kirliliğin bundan kaynaklanmış olabileceğini savundular.

Türkiye, zehirli atıklara hiç de yabancı değil

Tuzla'da ortaya çıkan zehirli varillerle yeniden gündeme gelen tehlikeli atık konusunu aslında Türkiye 18 yıldır tartışıyor.

Samsun ve Sinop'taki depolarda muhafaza edilen zehirli varillerin neredeyse unutulmaya yüz tuttuğu bir zamanda ortaya çıkan Tuzla olayı, atıkların bertarafının önemini bir defa daha ortaya koydu.

Tuzla'nın Orhanlı Beldesi Değirmendere yöresinde ortaya çıkarılan çok sayıdaki tehlikeli atık içeren varillerin ardından kamuoyunda bu konuda çeşitli tartışmalar gündeme gelmeye başladı. Yaklaşık 4.5 yıl boyunca İskenderun açıklarında bekledikten sonra geçen Eylül ayında İskenderun Limanı'nda ambarındaki 2200 ton toksik atıkla sulara gömülen MV Ulla gemisinin ardından Tuzla olayı ile yeniden kamuoyu gündemine taşınan zehirli atık konusu, Türkiye'de yoğun olarak 18 yıl önce tartışılmaya başlandı. İlk olarak Ağustos 1988'de Samsun'un Alaçam ilçesi sahillerinde ortaya çıkan ve o günden sonra kamuoyu gündemine gelen İtalya kökenli zehirli atıklarla başlayan tartışma, aradan geçen 18 yıla rağmen bu konuda gereken tedbirlerin ortaya konamadığını gösteriyor.

İtalya'ya iadesi için iki ülke arasında yıllardır devam eden temaslardan bir sonuç alınamayan 367 (152'si boş, 215'i dolu) zehirli varil halen Samsun'un Alaçam ilçesi ile Sinop'un Soğuksu yöresinde inşa edilen depolarda bekletiliyor.

Zaman zaman ortaya çıkan ve ''şüpheli'' olarak betimlenen bazı varillerin de muhafaza için götürüldüğü söz konusu 2 deponun varlığı bugün bile çevre ve insan sağlığı açısından bir tehdit olarak görülürken, Tuzla olayı atıkların bertarafının önemini bir defa daha ortaya koydu.


VAKİT  19.04.2006
AKRA