İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

İslam âlemi artık susmasın

Dünya
|

Ortadoğu'da olayların kısa vadede nasıl gelişeceğini tahmin etmek kolay. İşgalin üçüncü yıldönümünde Irak'ta yaşananlar hiç umut vaat etmezken, ABD'nin aynı şeyi ikinci veya üçüncü kez tekrarlamaması mucizeye bağlı.

Ortadoğu'da olayların kısa vadede nasıl gelişeceğini tahmin etmek kolay. İşgalin üçüncü yıldönümünde Irak'ta yaşananlar hiç umut vaat etmezken, ABD'nin aynı şeyi ikinci veya üçüncü kez tekrarlamaması mucizeye bağlı.
 
ABD sabah akşam bizim için Irak ve Filistin'de kurbanlar biçiyor. İçimizden kimse de burnunun önünü dahi görmek için başını kaldırmıyor.
ABD ve Avrupa medyasının bu günlerde sözünü ettiği senaryo ortada; adeta Irak'ta yaşananları hatırlıyoruz. Üç yıl önce de aynı medya, savaş senaryolarından söz ederek savaşa ve işgale hazırlık yapıyordu. O vakitler çoğumuz 'Irak bir Afganistan olmayacağı' için bunun imkânsızlığından dem vuruyorduk. İşte aynı söylem, 'İran, Irak veya Afganistan değil' yaklaşımıyla tekrarlanıyor.
Arap ve İslam ülkelerinin konumunu hafife almak niyetinde değilim. Ama söylemler açık da olsa, gerçekler ve rakamlarla korunmaya, bilimsel araştırma, plan ve iyi etüt edilmiş programlarla desteklenmeye ihtiyaç duyar. Dış güçlerin planlarına karşı koymanın yeldeğirmenleriyle savaşmak olmadığını idrak etmeliyiz.
ABD'nin İran'ın olası nükleer silahının bölgede yeni bir ölüm oyununun başlaması için bir neden olduğunu bu kadar şeffaf bir biçimde iddia etmesi, kimseyi bu oyunun yıkıcı tehlikelerinden kurtarmaz. Irak'ı da hesaba katarak tecrübelerimizden ders çıkarmalı, başımızı toprağa gömüp devekuşu gibi davranmaktan vazgeçmeliyiz. Yaşanan gelişmeler karşısında Arap ülkeleri nerede duruyor? Kendi hakkımızda dehşet verici sonuçlara varmak yerine bizi kırıp geçiren olaylardan hep şüphe edip ABD ve Avrupa'nın vaatlerine mi kanacağız? (Ürdün gazetesi Rey, 11 Nisan 2006)
RADİKAL - 22 NİSAN 2006 CUMARTESİ
AKRA