Hindistan gibi hızla kentleşen bir ülkede otomobillerden kaynaklanan kirlilik sessiz sedasız işini yapan bir katili andırıyor. Çünkü hava kirliliği solunum yolu hastalıkları ve erken doğum ölümlerin birincil nedenleri arasında yerini alıyor.
Başkent Yeni Delhi dünyada en çok çevre kirliliğine sahne olan 10 kentten biri arasında. Başka deyişle kirlilik rekortmenlerinin listesine adını yazdırmayı başarmış duumda. Ne başarı ama!
Nedeni de hükümetin uygulanacak politika değişimleri konusunda siyasi istekliliğinin olmaması. Delhi'deki yerel yönetim de, diğer eyaletlerdeki yerel yönetimler de çevre kirliliğinin önüne geçmek için atılması gereken adımları atamadılar.
Ortalama gelirin yükselmesi, toplu taşımacılığın iyi olmaması ve otomotiv sanayiinin pazarlama taktiğini geliştirmesi trafikte araçların artmasına, insanların kendilerine otomobil almasına neden oldu. Raipur, Kanpur gibi küçük kentlerde bile hava kirliliği insan sağlığını tehdit eden boyutlara ulaştı. Hükümet metro hatlarının yanı sıra diğer toplu taşıma araçlarının sunduğu hizmetleri geliştirmeyi de bir kenara bırakmamalı. En başta da otobüs ve trenleri...
Tabii toplu taşıma araçlarında kaliteyi arttırmak ve halkın can ve mal güvenliğini koruma altına almayı da unutmamalı yetkililer.
Alternatif enerjilere odaklanmalı
Kirliliğin önüne geçmek için bir seçenek de elektrikle çalışan motorların kullanıldığı araçlara yönelmenin yolunu aramak olabilir. Tabii en önemlisi de egzozu patlak araçların trafikte dolaşmalarını engellemek. Düzenli kontrol yapılmasını sağlamak. Eğer temiz bir hava solumak istiyorsak sadece Yeni Delhi'de değil Hindistan'ın dört bir yanında çevre projelerine önem verilmesi ve çevreyi kirletenlere ağır yaptırımların uygulanmasına başlanılması şart.
(Hindustan Times, Hindistan, 21 Nisan)
CUMHURİYET 24.04.2006






