İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Andonian'ın sahte belgeleri

Güncel
|

Aram Andonian adlı bir Osmanlı Ermenisinin kaleme alıp 1920'de Londra'da İngilizcesi, Paris'te Fransızcası ve Boston'da Ermenicesi yayımlanan kitap Talât Paşa ve resmî çevresinin soykırım buyruğu verdiklerini sözde kanıtlarla belgelemekteydi.

Aram Andonian adlı bir Osmanlı Ermenisinin kaleme alıp 1920'de Londra'da İngilizcesi, Paris'te Fransızcası ve Boston'da Ermenicesi yayımlanan kitap Talât Paşa ve resmî çevresinin soykırım buyruğu verdiklerini sözde kanıtlarla belgelemekteydi.


1920 yılı Türk ulusunun üzerinde kara bulutların en fazla yoğunlaştığı dönemdi. Bu yayınlardan o zaman heberimiz bile olmadı. Yabancıların yurdu ele geçirmelerine karşı koyma, gündemimizin birinci derecedeki baş belasıydı. Bu yayını Şinasi Orel ve Süreyya Yuca yirmi üç yıl kadar önce ele alıp Andonian'ın ileri sürdüğü sözde ''belgeler'' in biri ikisi değil, tümünün geçersiz olduğunu kanıtladılar. Ben de, gene o yıl belge hilelerini özetleyen ve kısa sürede okunabilecek ufak bir kitabı çeşitli yabancı dillerde yayımladım. Andonian herhalde bir dost çevresinin yardımıyla, büyük bir yanıltma işine girişmiş, kendinden sonra gelen kuşakları da etkilemiş, belge diye sözünü ettikleri bunları okuyacak bilgi ve becerisi olmayan milyonlarca yabancının ülkesinde arka arkaya basılmıştı. Ancak, sadrazamdan başlayarak tutuklayıp Malta Taç Kolonisi'ne sürdükleri 144 üst düzey Türk yöneticiyi suçlayabilmek için zengin Osmanlı belgeliğini uzmanlarıyla uzun süre didik didik tarayıp, yenginlerin mahkemesi de olsa, orada bile işe yarayacak gereç bulamayan işgalci İngilizler, ''belge, belge!'' diye fır döner, Amerikan bağlaşıklarına resmen ve yazıyla başvururken Andonian'ın yayınına el sürmeye yanaşmadılar. Belge adıyla sunulan kimi yazıların altında Halep Valisi diye imzası eklenen (sonra TBMM Başkanı A. Renda ) Mustafa Abdülhalik de Malta'ya sürüklenip sonra hiçbir işlem görmeden bırakılmamış mıydı? Gene kimi belgelere imzası konan Abdülahad Nuri, Malta'ya götürülenlerin arasında yoktu bile. Osmanlı toprağında işgalci olan İngilizler bu üç Ermeni yayınının da baştan sona uydurma olduğunu biliyor ve böyle bir çamura ilerisini düşünerek bulaşmak istemiyorlardı.

Cevapsız kalan sorular

84 sayfalık İngilizcesinde 48 ve daha küçük boy 168 sayfalık Fransızcasında 50 sözde belgeye gönderme yapan Andonian, bunların gerçek oldukları izlenimini verme peşinde. Ama onları gerek nereden ve nasıl ele geçirdiğine ilişkin çelişkili savları, gerekse ''belge'' dediklerinde çok sayıda tarih ve sayı yanlışı, anlamlı eksiklik, uyumsuzluk, ayrıca sahte imzalar yazarı çeşitli yönlerden ve üst üste ele veriyor. Örneğin, bunlar Halep'te Naim Bey diye birinden mi sağlandı? Önce, böyle biri var mıydı? Var idiyse, işten çıkarıldı mı? Ne zaman? Önemli belgeler böyle bir küçük görevlide nasıl bulunabilir? Bu kişi bir yerde dediği gibi, alkolik, kumarbaz, para canlısı ve ahlaksız mıydı? Yoksa, gene başka bir yerde dediği gibi, Ermenilere ''insanlık'' için mi yardım ediyordu? Daha önemlisi, ''belgeler'' in asılları nerede? Bunlar zamanında İngiliz ve Fransız yüksek yetkililerine neden gösterilmemişti? Güvenilirliğine ilişkin olarak onların onayı neden alınmamıştı? Yazarın dediği gibi, bu belgeleri yitirmiş de sonra bulamıyor muydu? Bu denli ''önemli kanıt'' nasıl olur da yitip gider? Yoksa, tümünü el becerileri yerinde yandaşlarıyla birlikte kotarmış olduklarından, sahtelikleri hemen göze batacak korkusuyla, onları kendileri bir an önce yok mu etmişlerdi? Andonian'ın kendi bu yayınının bir tarih çalışması ya da akademik bir uğraş değil, bir propaganda kitabı olduğunu çok sonraları açıklamamış mıydı?


Tarih yalanı affetmiyor

Andonian'ın yaptığı yenilmez, yutulmaz yanlışlardan biri koyduğu tarihlerle ilgilidir. Nedeni ''Rumi'' ve ''Miladi'' denen takvimler arasındaki farkları ayıntılarıyla bilmemesidir. İlkinden ikincisine çevirmek için yıllara 584 ve günlere 13 eklemek gerekir. 1900'e değin 12 gün eklenirdi. Şubat 1917 tarihli bir yasa 13 günlük farkı ortadan kaldırdı, ama yıl farkını korudu. Rumi yıl 1 Mart'ta başlardı. 1917'den önce yılbaşı martın ilk günüydü. Ocak ve şubatın yılı ise, 584 artı 1 eklenerek bulunurdu. Miladi yıl Cumhuriyet'ten sonra 1925'te kabul edildi. Bu değişim yönteminin inceliklerinden habersiz olan Andonian belge diye ürettiklerinin üstüne gerçek izlenimini verecek tarihleri yakıştırırken sık, anlamsız, giderek gülünç yanlışlar yaptı. İleri sürdüğü daha ilk belge yürekler acısı bir yanlışla 18 Şubat 1915 diye gösterilmiştir. Oysa, 1916'nın Şubat ayı 29 gün olduğuna göre, görünürdeki bu ufacık fark, doğru tarihi 2 Mart 1916 olarak değiştirmektedir. Bu durumda, yazının içeriği tarihle bağdaşmamakta ve Andonian açısından anlamını yitirmektedir. Amacı Ermeni nüfusuna yer değiştirme olayında peşin bir devlet tasarımının varlığını kanıtlamak idiyse, bir yıl geriye giden bir Rumi tarih kondurmalıydı. Ermeni yazar bu bir yıllık yanlışın bilincinde olsaydı, elindeki uydurma yazının başına 1331 değil, 1330 yılını koyacaktı. Andonian'ın amacına yaraması için bu yer değiştirme buyruğunun çok önceden yazılması gerekirdi, yer değiştirmenin başlamasından çok sonra değil. Daha ilginci, birinci belgeye gönderme yapan ikinci sözde belgede yukardaki tarihi düzelttiği içindir ki, Andonian kendini bir kez daha ele veriyor. Osmanlı görevlileri, hele yüksek düzeylerde, bu denli yanlışlar yapmazlardı.


Uydurma imzalar ve rakamlar

Mustafa Abdülhalik Bey bir ara Halep Valiliği yapmıştır ama, Andonian bu yöneticinin görevine hangi tarihte başladığını kesin olarak bilmemektedir. İmzasını acemice benzetmeye çalışarak kimi uydurma buyrukların altına adını yerleştirmiştir ama, bunlar içinde o kişinin daha Halep'e atanmadığı ve kente ayak basmadığı tarihler de vardır. Ondan önce orada vali olan Bekir Sami Bey' di; sonrakinin atanma tarihi 10 Ekim 1915'tir. Andonian, Abdülhalik Bey Halep'e daha gitmeden, örneğin on-dokuz gün önce, ona ''belge imzalatmaya'' kalkışmıştır. Bu girişim tarihi aydınlatmak değil, acıklı-komedi uydurmaktır. Osmanlı belgeliğinde o tarihlerde önceki Vali Bekir Sami'nin yazdıkları vardır.


Hıristiyan olan Andonian, yazısının başında, ortada yer alan ve kendinin herhalde hiç yazmadığı ''besmele'' yi, yani her yazıya Allah adıyla başlama alışkanlığını neredeyse okunmaz biçimde yanlış yazmaktadır. Yayının İngilizce ve Fransızca baskılarında cümle ya da deyişler başka başka yerlere konmuş, çıkarılmış, eklenmiş ya da rakamlar değiştirilmiştir. Bu örnekler baskı yanlışı ya da çeviri gereği ölçülerinin çok üstündedir. Yoksa, sözde Osmanlıca belgenin Fransızcasında ölü Ermeni sayısı 95 binken İngilizcesinde toparlak hesap 100 bin olmazdı. Doğru tanı şu ki, bu sahteciliği daha başından bu yana tasarlayan Andonian ve çevresi baskıdan baskıya geçerken, kendilerine göre daha inandırıcı olma çabasıyla, diledikleri gibi kalem oynatmaktadırlar.

CUMHURİYET  26.04.2006
AKRA