Birkaç gün önce Sudan Darfur bölgesinde iddia edilen iğrençlikleri kınamak için 15 ABD kentinde düzenlenen milyonluk gösteriler, resmi olmayan cemiyetleri temsilen organizatörlerini Beyaz Saray’da karşılayan Başkan George Bush tarafından özel ilgi ve destek almıştı.
ABD yönetiminin Darfur bölgesine yönelik halk öfkesini tırmandırmak için gösterdiği çaba dehşet ve şaşkınlık oluşturmakta. Oysa aynı yönetim geçen üç yıl boyunca Amerikan Kongresi binası, Beyaz Saray hatta başkanın Crawford’taki özel çiftliği önünde birkaç kez organize edilen Irak’taki Amerikan güçlerinin çıkması amaçlı gösterileri güç kullanarak bastırmıştı. Sadece bununla da sınırlı değil. Gösterilere öncülük edenler, izinsiz ve kanunsuz gösteri düzenlemekle suçlanmış, başta oğlu Irak’ta ölen Cindy adlı aktivist olmak üzere görüşlerini özgürce ifade etme haklarını kullanmak isteyenler mahkemelere çıkartılmıştı. Amerikan halkının Darfur sorununa yönelik tutumunun, tuhaflık bakımından Başkan Bush yönetiminin resmi tutumundan altta kalır yanı yok. Hatta bu tutum bütün rekorlarda dünyanın sekiz tuhaflıklarından biri olarak görülebilir. Zira bu halk, Amerikan haritası dışındaki ülkelerin fiziki ve ekonomik coğrafyalarına dair bilgisizliğiyle meşhur. Kaldı ki bu milletin Sudan, Singapur ve Burkina Faso’yu birbirinden ayırması mümkün değil.
Peki göstericilerin dahi yer küre üzerindeki yerini tam olarak bilmediği Sudan’la ilgili bu gerilim niçin? Sudan’ın 1997 yılında ilaç fabrikasını yerle bir etmeyi hedefleyen ABD saldırısına maruz kalmasına rağmen Afrika veya Asya kıtasında olmasının ne anlamı var ki? Üstelik bu saldırıdan dolayı hiçbir özür dilenmedi veya tazminat da ödenmedi. Peki Amerikan halkı o vakitler hükümetine karşı neden sokaklara dökülmedi?
Şu an uluslararası sahadaki verilere bakıldığında Darfur’daki gerginliğin tırmandırılması, Amerikan çıkarları hanesine akıyor. Böylelikle ABD yönetimi, İran’da hazırladığı tiyatronun fiyaskoyla sonuçlanması sonrası Amerikan halkının ve dünyanın dikkatlerini Irak’tan bir başka sahaya çekmeyi arzulamakta. Darfur, Tahran’ın Amerikan hegemonyasına karşı olan tutumundaki dik duruşu dikkate alarak Irak’taki günlük kanlı görüntülerin alternatifi halini almakta. O halde ABD yönetimi, savunma bakanlığının şartları kontrol altına almaktaki başarısızlığını yansıtan Irak’a alternatif olarak, sıcak bir tiyatroya geçmişten daha fazla muhtaç. 2005 yılı zarfında Irak ve Afganistan’daki görevleri esnasında intihar eden Amerikalı askerlerinin oranının 83’e yükselmesi Irak’ta işgalin durumunu gözler önüne seriyor. Görev süresi zarfında asker saflarındaki intihar oranı, 10 bin kişi içinde 29 kişiye ulaştı. Bu oran 2004’te 10’du. Amerikan güçleri safında ölen, yaralı ve sakat kalanların oranı da cabası. Dolayısıyla Irak ve Afganistan’daki Amerikan çöküşünün kurbanları için mi gösteri yapmak daha gerçekçi yoksa Darfur’daki kabile çatışmaları kurbanları için mi?!
(Katar’da yayımlanan El Vatan gazetesi, 3 Mayıs 2006) Arapça’dan çeviri: Halil Çelik
VAKİT 05.05.2006






