Göstermelik pembe tablolarla halkın gözünü boyamaya çalışmalarına rağmen, son açıklanan enflasyon rakamları ve cari açık rakamları hükümeti yalanlıyor. Hükümete öneri ve uyarılarını sunan Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, uluslar arası alanda ekonomik gücün önemine işaret ederek Türkiye’nin borçlar, cari açık, işsizlik gibi başlıca sorunlarla boğuştuğuna dikkat çekti. Hükümete 25 maddelik bir uyarı ve öneriler paketi sunan ASKON, öncelikle ekonomideki gelişmelerin tabana yayılmasını ve teşvik uygulamalarının ekonominin gerçeklerine uygun şekilde yapılmasını istedi. “Türkiye Ekonomisi 2005 değerlendirmesi ve 2006 yılı beklentileri” raporunu kamuoyuna açıklayan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, raporda politik ya da spekülatif yaklaşımlardan çok, rakamların diliyle ülke sorunlarını dile getirdiklerine işaret etti.
Tarım sektöründeki en büyük sorunun girdi maliyetlerindeki artışlar olduğuna da işaret eden Koca, TZOB tarafından yapılan, 1997-2004 dönemini içeren bir değerlendirmeye göre üretimdeki girdi maliyetlerinin 16 kat arttığını, fakat buğdayın fiyatının ise sadece 11 kat arttığına değinerek, bunun bir neticesi olarak da kırsal kesimde yoksulluğun yaygınlaştığını söyledi.
Kobilere imkan tanınmalı
Koca, KOBİ’lere imkan tanınması için öncelikli olarak yapılması gereken ise şöyle sıraladı: “Toplam krediler içinde aldığı pay yükseltilmeli, kredi alımları kolaylaştırılmalıdır. Teşviklerle ilgili olarak özel imkanlar tanınmalı. Alternatif finansman imkanlarından yararlanmaları sağlanmalıdır. Teknoloji düzeylerini geliştirmek için ortak projeler yapılmalı. Verimliliğin arttırılmasına yönelik projeler oluşturulmalıdır. “
Koca daha sonra şu konularda hükümetin dikkatini çekti: 2004 yılında yaşadığımız güzel gelişmelere rağmen, gelişme olmayan asıl alan istihdam olmuştur. Konut fiyatlarındaki artış da hükümetin en çok dikkat etmesi gereken hususların başında gelmektedir. Halen kira artışları yüzde 20’ lerin üzerindedir. Fiyat artışları yönünden diğer bir sıkıntı da petrol fiyatlarındaki artıştır. Petrole göre ayarlama yapılan doğalgaz fiyatları da artıştan etkilenmiş ve doğalgaza zamlar yapılmıştır. DİE tarafından gerçekleştirilen 2004 Yaşam Memnuniyeti Anketi çalışmasının verileri incelendiğinde; halkın yüzde 50’si çok ciddi geçim sıkıntısı çekmektedir. Fukaralık problemini hükümetler acil sorun olarak ele almak zorundadırlar. En büyük israf kalemlerinden birisi olan borç faizleri, aynen devam etmektedir. Kötü yönetim ve denetimin eseri olan batık bankalar, kamusal israfın ana kalemi olmaya devam etmektedir. Özelleştirme, bir türlü iyi performans gösterememiş ve sürekli aksayan bir süreç olmuştur. Vergi gelirlerinde bir artış görülmektedir. 2004 yılı iç borçlanma durumuna baktığımızda, Hazine, Aralık 2004 sonuçlarına göre, 133.5 katrilyonu anapara, 50 katrilyonu faiz olmak üzere toplam 183.5 katrilyon ödeme gerçekleştirmiştir. Aynı dönemde borçlanma 163.5 katrilyon olmuş ve net artış 30 katrilyon TL olmuştur.
Borç ayıbından kurtulmalıyız
Dış borçlara baktığımızda, 2003 yılı dış borçlarının bir önceki yıla göre yüzde 12 artış göstererek 145.8 milyar dolar olduğunu görmekteyiz. 2004 yılı itibariyle borç stoku 161 milyar dolar tutarındadır. Borç yükümüz ciddi oranda artmıştır. Borçlanabilmeyi maharet sayan hükümetler, milleti, geleceğini karatacak kadar borç altına sokmuşlardır. 2005 yılı itibariyle düşünüldüğünde, IMF ile olan durumumuza farklı bir açıdan da bakabiliriz. G20 ülkeleri içinde yer alan Türkiye, IMF kontrolünde olan tek ülkedir. Aynı zamanda, ülkemiz IMF’ye en fazla borcu olan ülkeler içerisindedir. Çok fazla borçlanma nedeniyle özellikle son beş yıla bakıldığında en yüksek borcun aynı zamanda en yüksek faizle oluştuğu tek ülke Türkiye’dir. Bu ayıptır. Bu ayıptan bir an önce kurtulmak gerekir. “
MİLLİ GAZETE 06.05.2006






