Konuşmasında Kıbrıs konusuna da ağrılık veren Tolon sözlerini şöyle sürdürdü: “1950 ve 60 Londra, Zürih anlaşmalarında, İngiltere'nin Kıbrıs adasında ısrarlı bir şekilde 2 tane bağımsız, ada topraklarında addedilmeyen, kendine bağlı bölümler bulundurmasının sebebi nedir? Hiç bu gündeme gelmekte midir? İkide bir Avrupa Birliği, İngiltere de dahil olmak üzere, adadaki askerlerinizi çekin demektedirler. Ki o askerin orada bulunuş sebebi, 1974'de uluslararası antlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Siz askerinizi çekin derken, Türkiye Cumhuriyeti, 'Madem 60 anlaşması bozuldu, sen de askerini al çık' dememektedir. Demezseniz, hep taviz veren taraf olursunuz. Uluslararası ilişkilerde bir numaralı kural şudur; kim taviz verirse, onun üzerine gidilir. Kim taviz veriyorsa onun üzerine giderler. Tabii şimdi çıkar dersiniz ki, çok bilenler köşelerinde yazıyorlar, bugün de yazmışlar; 'Cephe mi oluşturuyorsun?’ Ne münasebet. Biz ulusal birliğin tek temsilcisi olarak gençlerle birlikte yürek birliği içindeyiz. Kimsenin cephe oluşturduğu yok. Ancak, bizim çocuğumuzun, torunumuzun ve geleceğimizin, ata yadigarı olan topraklarını altın tepsiye koyup kimseye vermeye hakkımız yok.”
İstanbul’un ortasına Vatikan kurmak isteyenlere katlanmaya mecbur muyuz?
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi'nin verdiği konferansa davetli olarak katıldı. Hurşit Tolon, konuşmasında ağırlıklı olarak Amerika Bileşik Devletleri'nin (ABD) Ortadoğu planları, Kıbrıs sorunu ve AB'ni Türkiye'ye uyguladığı yaptırımlar ile Lozan'ın rövanşını alara
Konuşmasında Kıbrıs konusuna da ağrılık veren Tolon sözlerini şöyle sürdürdü: “1950 ve 60 Londra, Zürih anlaşmalarında, İngiltere'nin Kıbrıs adasında ısrarlı bir şekilde 2 tane bağımsız, ada topraklarında addedilmeyen, kendine bağlı bölümler bulundurmasının sebebi nedir? Hiç bu gündeme gelmekte midir? İkide bir Avrupa Birliği, İngiltere de dahil olmak üzere, adadaki askerlerinizi çekin demektedirler. Ki o askerin orada bulunuş sebebi, 1974'de uluslararası antlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Siz askerinizi çekin derken, Türkiye Cumhuriyeti, 'Madem 60 anlaşması bozuldu, sen de askerini al çık' dememektedir. Demezseniz, hep taviz veren taraf olursunuz. Uluslararası ilişkilerde bir numaralı kural şudur; kim taviz verirse, onun üzerine gidilir. Kim taviz veriyorsa onun üzerine giderler. Tabii şimdi çıkar dersiniz ki, çok bilenler köşelerinde yazıyorlar, bugün de yazmışlar; 'Cephe mi oluşturuyorsun?’ Ne münasebet. Biz ulusal birliğin tek temsilcisi olarak gençlerle birlikte yürek birliği içindeyiz. Kimsenin cephe oluşturduğu yok. Ancak, bizim çocuğumuzun, torunumuzun ve geleceğimizin, ata yadigarı olan topraklarını altın tepsiye koyup kimseye vermeye hakkımız yok.”






