İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

İstanbul’un ortasına Vatikan kurmak isteyenlere katlanmaya mecbur muyuz?

Türkiye
|

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi'nin verdiği konferansa davetli olarak katıldı. Hurşit Tolon, konuşmasında ağırlıklı olarak Amerika Bileşik Devletleri'nin (ABD) Ortadoğu planları, Kıbrıs sorunu ve AB'ni Türkiye'ye uyguladığı yaptırımlar ile Lozan'ın rövanşını alara

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi'nin verdiği konferansa davetli olarak katıldı. Hurşit Tolon, konuşmasında ağırlıklı olarak Amerika Bileşik Devletleri'nin (ABD) Ortadoğu planları, Kıbrıs sorunu ve AB'ni Türkiye'ye uyguladığı yaptırımlar ile Lozan'ın rövanşını alarak Sevr anlatmasını canlandırmaya çalışmasını ağır dille eleştirdi.
 
Tolon, “Türkiye Ermeni soykırımını tanımalıdır diyorlar. Hatta ülkelerden bir tanesi çıktı, 'Bu ülkede Ermeni soykırımı yoktur derseniz, sizi cezalandırırım' diyor. Niye biz de, 'Bu ülkede Ermeni soykırımı vardır diyenleri cezalandırıyoruz' demiyoruz? 'Fener Rum Patrikhanesi'ni ekümenik olarak tanıyın' diyorlar. Tamam, tanıyalım. Yani İstanbul'un ortasına Vatikan kuralım. Hayır, bu da yetmez diyorlar ve Heybeliada Ruhban Okulu'nu açın diyorlar. Yani yeniden Makarius yetiştirin, yeniden Bartholemeos yetiştirin, yeniden Yakovas yetiştirin. Tamam açalım, bizim üniversitelerimizin edebiyat fakültelerinde bölümler var. Oraya bağlansın diyoruz. Hayır, biz bağlanmayız diyorlar. Siz bağlanmazsanız mecbur muyuz açmaya? Siz Batı Trakya'da camilerimize tahammül edemiyorsunuz. Biz mecbur muyuz katlanmaya burada?” dedi.  
Konuşmasında Kıbrıs konusuna da ağrılık veren Tolon sözlerini şöyle sürdürdü: “1950 ve 60 Londra, Zürih anlaşmalarında, İngiltere'nin Kıbrıs adasında ısrarlı bir şekilde 2 tane bağımsız, ada topraklarında addedilmeyen, kendine bağlı bölümler bulundurmasının sebebi nedir? Hiç bu gündeme gelmekte midir? İkide bir Avrupa Birliği, İngiltere de dahil olmak üzere, adadaki askerlerinizi çekin demektedirler. Ki o askerin orada bulunuş sebebi, 1974'de uluslararası antlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Siz askerinizi çekin derken, Türkiye Cumhuriyeti, 'Madem 60 anlaşması bozuldu, sen de askerini al çık' dememektedir. Demezseniz, hep taviz veren taraf olursunuz. Uluslararası ilişkilerde bir numaralı kural şudur; kim taviz verirse, onun üzerine gidilir. Kim taviz veriyorsa onun üzerine giderler. Tabii şimdi çıkar dersiniz ki, çok bilenler köşelerinde yazıyorlar, bugün de yazmışlar; 'Cephe mi oluşturuyorsun?’ Ne münasebet. Biz ulusal birliğin tek temsilcisi olarak gençlerle birlikte yürek birliği içindeyiz. Kimsenin cephe oluşturduğu yok. Ancak, bizim çocuğumuzun, torunumuzun ve geleceğimizin, ata yadigarı olan topraklarını altın tepsiye koyup kimseye vermeye hakkımız yok.”
MİLLİ GAZETE - 11 MAYIS 2006 PERŞEMBE 
AKRA