Ülkemizde yıllık tarım arazilerinin 7-8 milyon hektarı nadasa ayrılmakta olduğunun vurgulayan Akınerdem, “Eğer bu arazilerde biyodizelin üretilmesinde kullanılan kolza ve aspir bitkileri yetiştirilirse ülkemiz için yeterlidir.” dedi. Prof. Dr. Akınerdem, Kolza’nın daha çok yağış alan yerlerde yetiştirildiğine dikkat çekerek, “Ama sulu tarım yöntemiyle Konya Ovası dahil ülkemizin büyük bir kısmında yetiştirilebilir. Aspir ise daha çok kıraç alanlarda yetiştirilmektedir. Bu alanlarda eğer bu yağlı bitkilerin tarımı yapılırsa çiftçimizin girdileri artacaktır” şeklinde konuştu.
Dünyada giderek yaygınlaşıyor
Ülkemizde bu alanla ilgili olarak ciddi çalışmaların 2003 yılında başladığını söyleyen Akınerdem, “Dünyada örneğin ABD 2004 yılında yüzde 10 oranında karışımla 10.3 milyon ton biyodizel kullanmıştır. ABD ürettiği mısırın yüzde 20’sini bu alanda kullanmayı hedeflemektedir. AB de aynı şekilde gittikçe artan bir grafikle bu alanda yağlı bitki üretimini artırma çalışmaları yapmaktadır. AB’de 2005 yılı itibarı ile 11 milyon ton kolza üretimi sağlanmıştır. Ülkemizde ise ‘kolza’nın üretimi yok denecek kadar azdır. Aspir de aynı durumda. Ama pamuk ve ayçiçeğinin ülkemizde ciddi anlamda üretimi vardır. Ülkemizin tarım arazilerinin büyük bir oranı buğdaya ayrılmakta olduğu için geçen yıl fazladan buğday üretimi olmuş, ama çiftçinin elinde kalmıştır. Buğdayın ekildiği bu alanlarda eğer kolza ve aspir yetiştiriciliği yapılırsa biyodizel ihtiyacımızı büyük oranda karşılanacaktır” dedi.
Ülkemizin petrolden sonra en çok parayı yağlı tohum ve ham yağ alımına verdiğini belirten Akınerdem, “2003 yılında yağlı tohum alımına 852 milyon dolar ödenmiştir. Bu değer giderek artmaktadır. En azından ülkemizde bu ihtiyacı üretebilirsek bile ülkemiz için ekonomik değeri 1 milyar doların üzerinde olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Akınerdem, dünyadaki enerji rezervlerinin giderek azaldığına dikkat çekerek, “Kömür 160 yıl, doğalgaz 70 yıl, ham petrol 40 yıl sonra bitme noktasına gelecektir. Bunun için ülkemizin alternatif enerjilere yönelmesi gerekmektedir. Ülkemiz enerji ihtiyacının yüzde 38’ini petrolden, yüzde 27’sini kömürden, yüzde 23’ünü doğalgazdan elde ediyor. Bunun büyük bir kısmını da dışardan ihraç etmekteyiz. Bu bağımlılığa karşı bizim biyodizele yatırım yapmamız gerekir” dedi.






